Erhan Erden SEyitgazi Belediye Başkan Adayı


Obezite Cerrahisinde En Çok Merak Edilen 9 Soru

Obezite Cerrahisinde En Çok Merak Edilen 9 Soru
Obezite Cerrahisinde En Çok Merak Edilen 9 Soru
16 Eylül 2026 Çarşamba Okuma 311

Kadınlarda obezite oranı yüzde 44’e ulaştı!

Ülkemizde her 3 kişiden 1'i obezite hastası!  

Obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde yağ birikmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2022 yılı verilerine göre, dünyada 1 milyardan fazla kişi obeziteyle yaşıyor. Yetişkinlerde obezite sıklığı ise 1990 yılından bu yana 2 kattan fazla artmış durumda. Türkiye’de de tablo dikkat çekici boyutlarda. TURDEP-II çalışmasında yetişkinlerde obezite sıklığı yaklaşık yüzde 35; kadınlarda yüzde 44, erkeklerde ise yüzde 27 olarak belirlendi. Yani, ülkemizde her 3 kişiden 1’i obeziteyle mücadele ediyor. Obezite yalnızca kişinin kilosunu ve dış görünüşünü etkilemiyor; tip 2 diyabetten yüksek tansiyona, uyku apnesinden kalp-damar hastalıklarına, eklem sorunlarından karaciğer yağlanmasına kadar pek çok sağlık problemine neden olabiliyor. Obezite aynı zamanda 13 farklı kanser türüne de zemin hazırlayabiliyor. Son yıllarda obezitenin hızla yaygınlaşmasına paralel olarak obezite cerrahisine gösterilen ilgi de artıyor. Ancak cerrahinin estetik amaçlı bir zayıflama ameliyatı olmadığını vurgulayan Acıbadem Bakırköy Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Sümer, “Tedavinin amacı yalnızca tartıdaki rakamı düşürmek değil; obeziteye eşlik eden hastalıkları kontrol altına almak, kişinin sağlığını ve yaşam kalitesini iyileştirmektir. Ameliyat tedavinin sonu değil, sağlıklı beslenme, hareket ve düzenli takiple sürdürülmesi gereken yeni bir dönemin başlangıcıdır” diyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Sümer, obezite cerrahisi hakkında en çok merak edilen 9 soruyu yanıtladı; önemli uyarılarda bulundu.

Obezite cerrahisi kimlere uygulanabilir? 

Günümüzde “metabolik ve bariatrik cerrahi” olarak da adlandırılan obezite cerrahisi, yalnızca mide hacmini küçültmeyi amaçlayan bir işlem değil. Cerrahi sonrasında iştah, tokluk, bağırsak hormonları ve metabolizma üzerinde de değişiklikler oluşuyor. Yaşam tarzı değişiklikleri ve tıbbi tedaviye rağmen yeterli sonuç alınamayan, vücut kitle indeksi 40 kg/m² ve üzerinde olan kişilerde cerrahi yöntem gündeme gelebiliyor. Vücut kitle indeksi 35-39,9 kg/m² arasında olanlarda ise obeziteye bağlı önemli sağlık sorunlarının bulunması cerrahi seçeneğinin değerlendirilmesini gerektirebiliyor. Vücut kitle indeksi 30-34,9 kg/m² arasında olup uygun tedaviye rağmen tip 2 diyabeti kontrol altına alınamayan seçilmiş hastalarda da metabolik cerrahiden yararlanılabiliyor. Ameliyat kararının sadece kişinin kilosuna bakılarak verilemeyeceğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Sümer, “Hastanın genel sağlık durumu, obeziteye eşlik eden hastalıkları ve daha önce uygulanan tedaviler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Obezite cerrahisi fazla kilosu olan herkese uygulanabilecek standart bir yöntem değildir” diye konuşuyor.

Obezite cerrahisi yalnızca kilo vermeyi mi sağlıyor?

Obezite cerrahisinin etkisi tartıdaki değişimle sınırlı kalmıyor. Cerrahide temel hedef; kişinin sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde kilo vermesinin yanı sıra obeziteye bağlı hastalıkların etkisini ve erken ölüm riskini azaltmak oluyor.  Ameliyatın ardından tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, uyku apnesi, kan yağlarındaki bozukluklar ve karaciğer yağlanması gibi obeziteyle ilişkili birçok sağlık sorununda belirgin düzelme görülebiliyor. Bazı tip 2 diyabet hastalarında kan şekeri daha kolay kontrol altına alınabiliyor ve kullanılan ilaçlar doktor gözetiminde azaltılabiliyor. Özellikle tip 2 diyabet süresi kısa ve pankreas rezervi daha iyi olan hastalarda daha başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. “Ancak ameliyatın diyabeti kesin olarak ortadan kaldırdığı düşünülmemelidir” uyarısında bulunan Prof. Dr. Aziz Sümer,  hastalık yıllar içinde yeniden ortaya çıkabildiği için cerrahi sonrasında da metabolik takibin düzenli olarak sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor. 

Obezite cerrahisi kanser riskini azaltıyor mu?

Obezite; menopoz sonrası meme, rahim içi ve yumurtalık kanserlerinin yanı sıra kalın bağırsak, yemek borusu, midenin giriş bölgesi, karaciğer, safra kesesi, pankreas, böbrek ve tiroit kanserleri dâhil olmak üzere 13 farklı kansere zemin hazırlayabiliyor. Yağ dokusundaki artışın östrojen düzeyleri, insülin direnci ve kronik inflamasyon üzerinde oluşturduğu etkilerle kanser gelişimine  uygun bir ortam hazırlayabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Sümer, cerrahinin sağladığı kalıcı kilo kaybı ve metabolik iyileşmenin, obeziteyle ilişkili bazı kanserlerin gelişme riskini azalttığını belirtiyor. Prof. Dr. Aziz Sümer, obeziteyle ilgili yaklaşık 30 bin kişinin değerlendirildiği SPLENDID çalışmasına ilişkin de şu verileri paylaşıyor: “10 yıl içinde obeziteyle ilişkili kanser gelişme oranı bariatrik cerrahi uygulanan hastalarda yüzde 2,9, ameliyat olmayanlarda ise yüzde 4,9 olarak belirlendi. Cerrahi yönteme başvurulan grupta obeziteyle ilişkili kanser riskinin yaklaşık yüzde 32, kanserden ölüm riskinin de yaklaşık yüzde 48 daha düşük olduğu bildirildi. Kadınlarda yapılan bir başka çalışmada ise cerrahi sonrasında meme kanserinde yüzde 49, yumurtalık kanserinde yüzde 53 ve rahim içi kanserinde yüzde 67 oranında daha düşük risk saptandı.”

 En sık başvurulan obezite cerrahisi yöntemi hangisi?

Dünyada en sık uygulanan yöntem, halk arasında “tüp mide” olarak bilinen sleeve gastrektomi ameliyatıdır. Bu yöntemde midenin büyük bir bölümü çıkarılarak daha küçük ve tüp biçiminde bir mide oluşturuluyor. Böylece yenilebilecek gıda miktarı azalırken açlık ve tokluk mekanizmalarında da değişiklik meydana geliyor. Bir diğer önemli yöntem olan gastrik bypass ameliyatında ise mide küçültülüyor ve gıdaların bağırsaktan geçiş yolu değiştiriliyor. Her yöntemin avantajları ve dezavantajları farklı olduğu için her hasta açısından en doğru seçeneğin belirlenmesi büyük önem taşıyor. 

Hangi yöntemin uygulanacağına nasıl karar veriliyor?

Obezite cerrahisinde herkese aynı ameliyatın uygulanmasının doğru bir yaklaşım olmayacağını aktaran Prof. Dr. Aziz Sümer, “Yöntem belirlenirken hastanın kilosu ve vücut kitle indeksinin yanı sıra yaşı, tip 2 diyabetinin bulunup bulunmadığı, diyabetin süresi, reflü hastalığı, yeme alışkanlıkları, kullandığı ilaçlar ve daha önce geçirdiği ameliyatlar değerlendirilir.  Örneğin ciddi reflü sorunu bulunan bazı hastalarda tüp mide yerine gastrik bypass daha uygun olabilir. Diyabetin ön planda olduğu hastalarda ise metabolik etkisi daha güçlü bypass yöntemleri tercih edilir. Ameliyattan önce hastanın genel cerrahın yanı sıra endokrinoloji uzmanı, diyetisyen ve gerektiğinde psikiyatri ya da psikoloji uzmanından oluşan multidisipliner bir ekip tarafından değerlendirilmesi önem taşır. Uzun dönemli başarının temelini, doğru hastaya uygun ameliyatın seçilmesi oluşturur” diyor. 

Obezite cerrahisinden sonra ne kadar kilo veriliyor?

En hızlı kilo kaybı genellikle ameliyatı takip eden ilk 6-12 ay içinde gerçekleşiyor. Kilo verme süreci 12-18 aya kadar devam edebiliyor. Başlangıç kilosu, uygulanan ameliyat yöntemi, yaş, metabolik durum, beslenme düzeni ve fiziksel aktivite seviyesi, sonucu doğrudan etkiliyor. İlk 12-18 ayda kişinin fazla kilosunun yüzde 50-80’ini vermesi hedeflenebiliyor. Bununla birlikte cerrahinin başarısı yalnızca kaybedilen kilo üzerinden değerlendirilmiyor. Obeziteye eşlik eden hastalıklardaki düzelme, hareket kapasitesinin artması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması ve elde edilen sonucun uzun dönemde korunabilmesi de başarının önemli ölçütleri arasında yer alıyor.

Obezite cerrahisi riskli bir yöntem mi?

Her cerrahi girişimde olduğu gibi obezite cerrahisinde de bazı riskler bulunuyor. Erken dönemde kanama, kaçak, enfeksiyon ve damar içinde pıhtı oluşumu; uzun dönemde ise reflü, safra taşı, fıtık ve vitamin-mineral eksiklikleri gelişebiliyor. Ancak cerrahi teknikler ile anestezi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde, uygun donanıma sahip merkezlerde ve deneyimli ekipler tarafından gerçekleştirilen ameliyatlarda bu riskler önemli ölçüde azalıyor. Karar aşamasında yalnızca ameliyatın olası riskleri değil, tedavi edilmeyen ileri obezitenin yıllar içerisinde yol açabileceği diyabet, kalp-damar hastalıkları, kanser ve erken ölüm riski de dikkate alınıyor. Bu nedenle hastaya özel yarar-risk değerlendirmesinin yapılması gerekiyor.

Ameliyattan sonra yeniden kilo alınabilir mi?

Obezite kronik bir hastalık olduğu için ameliyattan yıllar sonra bir miktar kilo geri alınabiliyor. Özellikle yüksek kalorili ve şekerli içecekler tüketmek, sık atıştırmak, kontrolsüz alkol kullanmak, hareketsiz kalmak ve eski beslenme alışkanlıklarına dönmek kilo alımını kolaylaştırıyor. Bu nedenle dengeli bir beslenme düzeni, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı uyku alışkanlığı, obezite ameliyatından sonra yaşamın bir parçası olmalı. Ameliyat sonrası hasta takibinin önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Sümer, “Ameliyatın ardından demir, B12 vitamini, folat, D vitamini ve kalsiyum başta olmak üzere çeşitli vitamin ve mineral eksiklikleri gelişebilir. Kontrollerde sadece kilo değil; kan değerleri, kas ve kemik sağlığı, beslenme durumu, diyabet ile tansiyon gibi hastalıkların seyri de dikkate alınır. Kilo yeniden yükselmeye başladığında erken müdahale edilmesi önemlidir. Obezite cerrahisi tek başına bir mucize değil, hastayla sağlık ekibinin uzun yıllar birlikte yürüttüğü kapsamlı bir tedavidir” diyor.

Zayıflama iğneleri obezite cerrahisinin yerini alabilir mi?

Obezite ilaçları, obezite tedavisinde önemli seçenekler arasında yer alıyor. Ancak mevcut bilimsel veriler, bu ilaçların obezite cerrahisini tamamen ortadan kaldıracağını göstermiyor. Özellikle ileri derecede obezitesi ve buna eşlik eden ciddi metabolik hastalıkları bulunan uygun hastalarda cerrahi, uzun dönemli kilo kaybı açısından güçlü tedavi seçeneklerinden biri olmayı sürdürüyor. İlaç ve cerrahi yöntemin birbirinin rakibi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aziz Sümer, “Yeni nesil ilaçlardan ameliyat öncesinde kilo kaybını desteklemek, ameliyat riskinin azaltılmasına yardımcı olmak veya ameliyat sonrasında yetersiz kilo kaybı ve yeniden kilo alma durumlarında yararlanılabilir. Tedavinin; yaşam tarzı değişiklikleri, ilaçlar ve gerektiğinde cerrahinin birlikte ya da birbirini takip edecek şekilde kullanıldığı, kişiye özel ve multidisipliner bir yaklaşımla planlanması gerekir” diyor. 



Gönderen: haber



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar

Sağlık

Obezite Cerrahisinde En Çok Merak Edilen 9 Soru
Obezite Cerrahisinde En Çok Merak Edilen 9 Soru
Beyaz Diş Uğruna Mineyi Yıpratmayın: Sağlıklı Beyatlatma İçin 7 öneri
Beyaz Diş Uğruna Mineyi Yıpratmayın: Sağlıklı Beyatlatma İçin 7 öneri
"Kimyasalsız ve Zehirsiz" İfadelerine Kanmayın: Uzmanından Okul Alışverişi Uyarısı!
"Kimyasalsız ve Zehirsiz" İfadelerine Kanmayın: Uzmanından Okul Alışverişi Uyarısı!
Okullar Açıldı, Çürük Riski Arttı: Beslenme Çantasına Diş Hekimi Dokunuşu
Okullar Açıldı, Çürük Riski Arttı: Beslenme Çantasına Diş Hekimi Dokunuşu
15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor!
15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor!
Obeziteyle Mücadelede Yeni Dönem: Zayıflama İğneleri Kalbi Koruyor Mu?
Obeziteyle Mücadelede Yeni Dönem: Zayıflama İğneleri Kalbi Koruyor Mu?
İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Seyitgazi ve Kırka’ya Sağlık Çıkarması
İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Seyitgazi ve Kırka’ya Sağlık Çıkarması
Abur Cubura Ev Yapımı Alternatif: Çocuklar İçin Doğru Öğün Rehberi
Abur Cubura Ev Yapımı Alternatif: Çocuklar İçin Doğru Öğün Rehberi
Okul Öncesi Hayati Uyarı: Tıkalı Burun Enfeksiyon Kaynağı!
Okul Öncesi Hayati Uyarı: Tıkalı Burun Enfeksiyon Kaynağı!
Okul Ziliyle Birlikte Bulaşıcı Hastalık Alarmı: Çocukları Korumanın 7 Yolu
Okul Ziliyle Birlikte Bulaşıcı Hastalık Alarmı: Çocukları Korumanın 7 Yolu
Bebeğinizin Kulağında Şekil Bozukluğu Varsa İlk Haftaları Kaçırmayın!
Bebeğinizin Kulağında Şekil Bozukluğu Varsa İlk Haftaları Kaçırmayın!
"Cam Gibi Cilt" Vaadine Kanmayın: Sosyal Medya Trendleri Cilt Bariyerini Bozabilir
"Cam Gibi Cilt" Vaadine Kanmayın: Sosyal Medya Trendleri Cilt Bariyerini Bozabilir
Vücudun Sinsi Sinyallerine Dikkat: Kadın Kanserlerinde 5 Erken Uyarı İşareti!
Vücudun Sinsi Sinyallerine Dikkat: Kadın Kanserlerinde 5 Erken Uyarı İşareti!
Yaşlanma Karşıtı Bakım Rehberi: Retinol, Retinal ve Bakuchiol Nasıl Seçilir?
Yaşlanma Karşıtı Bakım Rehberi: Retinol, Retinal ve Bakuchiol Nasıl Seçilir?
Gençlik Kızılay’a Can Oldu: Kan Bağışında 20 Yaş İmzası!
Gençlik Kızılay’a Can Oldu: Kan Bağışında 20 Yaş İmzası!
İnsanlığa Şifa Dağıtacak Genç Adaylar Beyaz Önlüklerini Giydi
İnsanlığa Şifa Dağıtacak Genç Adaylar Beyaz Önlüklerini Giydi
Mucize Gıdalar Değil Tabaktaki Denge Kazandırır: Okul Başarısının Gizli Anahtarı
Mucize Gıdalar Değil Tabaktaki Denge Kazandırır: Okul Başarısının Gizli Anahtarı
Dijital Çağın Sinsi Bağımlılığı: Parmağınızın Ucundaki Kötü Haber Tuzakları
Dijital Çağın Sinsi Bağımlılığı: Parmağınızın Ucundaki Kötü Haber Tuzakları
Okula Dönüş Stresi Çeneyi Kilitliyor: Her 4 Çocuktan Biri Dişini Gıcırdatıyor!
Okula Dönüş Stresi Çeneyi Kilitliyor: Her 4 Çocuktan Biri Dişini Gıcırdatıyor!
Alerjik Nezle ve Astım Diş Sağlığını Riske Atıyor: Çürük Tehlikesine Dikkat!
Alerjik Nezle ve Astım Diş Sağlığını Riske Atıyor: Çürük Tehlikesine Dikkat!
Kadınlarda 4 Kat Daha Fazla Görülüyor: Tiroit Kanseri Sıklığı Son 40 Yılda 3 Kat Arttı!
Kadınlarda 4 Kat Daha Fazla Görülüyor: Tiroit Kanseri Sıklığı Son 40 Yılda 3 Kat Arttı!
Kilo Fazlası Olan Her 10 Kişinin 7’sinde Karaciğer Yağlanması Var
Kilo Fazlası Olan Her 10 Kişinin 7’sinde Karaciğer Yağlanması Var
Doktorlar kendilerini hukuken nasıl koruyabilirler?
Doktorlar kendilerini hukuken nasıl koruyabilirler?
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nden Kanser Taraması Çağrısı
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nden Kanser Taraması Çağrısı
Ambulanslarda Yeni Dönem: Eskişehir Sağlık Ekiplerinden Akıllı Bileklik Hamlesi
Ambulanslarda Yeni Dönem: Eskişehir Sağlık Ekiplerinden Akıllı Bileklik Hamlesi
Eskişehir’de Sağlığın Gizli Kahramanlarına Unutulmaz Jest
Eskişehir’de Sağlığın Gizli Kahramanlarına Unutulmaz Jest
Sanal Medyada Gördüğünüz Her Egzersizi Uygulamayın!
Sanal Medyada Gördüğünüz Her Egzersizi Uygulamayın!
Tatil Dönüşü Şok Diyet Tuzağına Düşmeyin! İşte Sağlıklı Kilo Vermenin 9 Püf Noktası
Tatil Dönüşü Şok Diyet Tuzağına Düşmeyin! İşte Sağlıklı Kilo Vermenin 9 Püf Noktası
Okul Başarısının Gizli Anahtarı: Yeterli ve Dengeli Beslenme
Okul Başarısının Gizli Anahtarı: Yeterli ve Dengeli Beslenme
Uzmanından Koruyucu Fizyoterapi Ve Erken Müdahale Uyarısı
Uzmanından Koruyucu Fizyoterapi Ve Erken Müdahale Uyarısı
Sonbaharda Bedeninizi Yeniden Dengeleyin: Diyet Uzmanından 7 Hayati Tavsiye
Sonbaharda Bedeninizi Yeniden Dengeleyin: Diyet Uzmanından 7 Hayati Tavsiye
Yemek Sonrası Karındaki Şişkinlik ve Gazın Nedeni SIBO Olabilir!
Yemek Sonrası Karındaki Şişkinlik ve Gazın Nedeni SIBO Olabilir!
Sürekli Onay Arayışı Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor: Uzmanından Öz Şefkat Uyarısı
Sürekli Onay Arayışı Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor: Uzmanından Öz Şefkat Uyarısı
Tartıdaki Hızlı Düşüşe Aldanmayın: Tek Tip Diyetler Yağ Değil Su Kaybettiriyor!
Tartıdaki Hızlı Düşüşe Aldanmayın: Tek Tip Diyetler Yağ Değil Su Kaybettiriyor!
Eskişehir Sağlıkta Zirvede: Şehir Hastanesi Kalitesini "Altın Mühür" İle Tescilledi
Eskişehir Sağlıkta Zirvede: Şehir Hastanesi Kalitesini "Altın Mühür" İle Tescilledi
Halk Sağlığı Haftası’nda 2. Gün: “Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek!”
Halk Sağlığı Haftası’nda 2. Gün: “Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek!”
Okul Öncesi Hayati Önem Taşıyan 10 Kritik Sağlık Kontrolü!
Okul Öncesi Hayati Önem Taşıyan 10 Kritik Sağlık Kontrolü!
Bel ve Boyun Fıtıklarının Yaklaşık Yüzde 90’ı Ameliyat Gerektirmiyor!
Bel ve Boyun Fıtıklarının Yaklaşık Yüzde 90’ı Ameliyat Gerektirmiyor!
3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası Etkinlikleri Millet Bahçesi’nde Başladı!
3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası Etkinlikleri Millet Bahçesi’nde Başladı!
Okula Dönüş Öncesi Göz Muayenesini İhmal Etmeyin: Türk Oftalmoloji Derneği’nden Uyarı!
Okula Dönüş Öncesi Göz Muayenesini İhmal Etmeyin: Türk Oftalmoloji Derneği’nden Uyarı!
Doç. Dr. Lütfiye Kılıç Uyardı: Her Nefes Darlığı Akciğerden Kaynaklanmıyor!
Doç. Dr. Lütfiye Kılıç Uyardı: Her Nefes Darlığı Akciğerden Kaynaklanmıyor!
Türkiye Avrupa Birincisi! Sessiz Salgın Diyabete Karşı 7 Etkili Önlem
Türkiye Avrupa Birincisi! Sessiz Salgın Diyabete Karşı 7 Etkili Önlem

Bunlar da ilginizi çekebilir