"İyilik Bulaşıcıdır": Sağlıklı İyilik Yapmanın Psikolojik Kodları
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikologu Seren Doğantekin, düzenli ve gönüllü yardım davranışlarının insan psikolojisi ve sosyal bağlar üzerindeki etkilerini değerlendirdi. İyilik yapmanın beyinde ödül mekanizmasını tetiklediğini belirten Doğantekin, sınır koyulmadan yapılan yardımın iyilikten ziyade "kendini ihmal etme" davranışına dönüşebileceği uyarısında bulundu.
İYİLİK, DOĞRU SINIRLARLA İYİ GELİYOR!
Toplumsal yaşamın ve insan ilişkilerinin en temel yapı taşlarından biri olan iyilik yapma davranışı, sadece yardım edilen kişiyi değil, yardım eden bireyin ruh sağlığını da doğrudan destekliyor. Ancak uzmanlar, sınır gözetilmeksizin ve sürekli kişisel ihtiyaçların önüne geçilerek yapılan yardımların bir süre sonra psikolojik tükenmişliğe yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikologu Seren Doğantekin, iyilik davranışının nöropsikolojik boyutlarını ve yardım ederken sağlıklı sınırlar oluşturmanın önemini detaylarıyla paylaştı.
Beynin Ödül Mekanizmasını Çalıştırıyor
Bireyin bir başkasına yardım ettiğinde hissettiği olumlu duyguların biyolojik bir karşılığı olduğunu vurgulayan Seren Doğantekin, yapılan nöropsikolojik araştırmaların prososyal davranışların beynin ödül, empati ve sosyal bağlarla ilişkili sistemlerini aktif hale getirdiğini ifade etti. Küçük bir yardımın dahi kişide anlamlı ve faydalı olma hissini güçlendirdiğini aktaran Doğantekin, bu durumun aidiyet ve yeterlilik duygularını beslediğini kaydetti.
"İyilik Bulaşıcıdır" Sözü Bilimsel Olarak Karşılık Buluyor
Psikolojide "genelleştirilmiş karşılıklılık" kavramına değinen Doğantekin, iyilik gören kişilerin bu olumlu davranışı direkt yardım aldığı kişiye değil, bir başkasına aktarma eğiliminde olduğunu belirtti. Deneysel çalışmaların, yardım alan bireylerin ilerleyen süreçte çevrelerine karşı çok daha cömert davrandığını gösterdiğini dile getiren uzman isim, iyiliğin dalga dalga yayılan toplumsal bir etkisinin bulunduğunu ifade etti.
Görünmez Bir "Borç Sözleşmesine" Dönüşmemeli
İyilik yaparken beklenti içine girmenin insani bir durum olduğunu fakat bunun bir baskı unsuruna dönüşmemesi gerektiğini savunan Doğantekin, şu uyarılarda bulundu:
-
Sorumluluk Karmaşası: Kişi sürekli kendi zamanından, enerjisinden ve temel ihtiyaçlarından feragat ediyor, 'hayır' diyemiyor ve başkalarının çözebileceği problemleri üstleniyorsa yardım etme ile sorumluluk alma arasındaki sınır silikleşmiş demektir.
-
Sorunlardan Kaçış Yöntemi: Bazen başkalarına yardım etmek, kişinin kendi yalnızlığı, kaygıları ve yüzleşmekten kaçındığı duygusal problemlerinden kaçmak için kullandığı bir örtüye dönüşebilir.
-
Görünmez Borçlanma: "Ben senin için bunu yaptım, sen de yapmak zorundasın" düşüncesi yardımı gönüllü olmaktan çıkarır ve ilişkiye zarar veren bir borç sözleşmesine çevirir.
"Sınır Koymak Bencillik Değil, İlişkiyi Korumaktır"
Sağlıklı bir iyilik tanımının "kendini tüketmeden bir başkasının hayatına dokunabilmek" olduğunun altını çizen Klinik Psikolog Seren Doğantekin, iyilik yaparken sınır çizmenin bencillik sayılamayacağını, aksine hem bireysel ruh sağlığını hem de ikili ilişkileri uzun vadede koruyan hayati bir mekanizma olduğunu vurguladı.
Gönderen: haber
Sağlık

