Erhan Erden SEyitgazi Belediye Başkan Adayı


‘Sağ beyinli’ veya ‘Sol beyinli’ iddialarının bilimsel temeli yok!

‘Sağ beyinli’ veya ‘Sol beyinli’ iddialarının bilimsel temeli yok!
‘Sağ beyinli’ veya ‘Sol beyinli’ iddialarının bilimsel temeli yok!
5 Nisan 2024 Cuma Okuma 2.970

Beyin her zaman tam kapasitesiyle çalışıyor!

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sosyal medya gibi platformlarda özellikle nöromitler gibi bilimsel temele dayanmayan inanışların hızla yayıldığına işaret etti. Beyin fonksiyonlarının sadece belirli bir kısmının kullanıldığına dair yanlış bir inanış olduğuna dikkati çeken Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Aslında, beyin her zaman tam kapasitesiyle çalışır ve her iki tarafı da birlikte kullanılır. Eğitim sistemlerinin veya şirketlerin ‘sağ beyinli’ veya ‘sol beyinli’ yetiştirme iddialarının bilimsel temeli bulunmuyor.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, nörolojide doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.

Beyin uykuda da çalışıyor ve gündüzden daha aktif olabiliyor

Günümüzde her insanın beynini gerektiği kadar kullandığını kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Uykuda bile beyin çalışır ve gündüzden daha aktif olabilir. Bir dönem, çocukların müzisyen olmasıyla zekalarının artacağına dair popüler bir inanış yaygındı. Özellikle 1990'larda, Amerika'da vali seçimlerinde yeni doğan ailelere müzik CD'leri dağıtılarak çocukların ‘hayata 1.0 başlaması’ gibi bir yaklaşım benimsenmişti. Ayrıca, uykuda yabancı dil öğrenme gibi fikirler de ortaya atılmıştı. Ancak, günümüzde bu tür iddiaların bilimsel geçerliliği tartışmalıdır.” dedi. 

Beyin hakkındaki yanlış inanışlar neler?

Beyin hakkındaki yanlış inançlardan birinin de ‘beyin fonksiyonlarının sadece belirli bir kısmının kullanıldığı’ olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şunları vurguladı:

“Aslında, beyin her zaman tam kapasitesiyle çalışır ve her iki tarafı da birlikte kullanılır. Eğitim sistemlerinin veya şirketlerin ‘sağ beyinli’ veya ‘sol beyinli’ yetiştirme iddialarının bilimsel temeli bulunmuyor. Bilimsel araştırmaların popülerleştirilmesi sırasında bilgi kaybı ve çarpıtılma riski vardır. Bu, akademisyenlerin karmaşık bilimsel dilini basitleştirmesi gerektiği gibi, sosyal medyada da bilgilerin yanlış anlaşılmasına veya çarpıtılmasına neden olabilir. 

“Bilimsel temele dayanmayan inanışlar sosyal medyada hızla yayılıyor”

Örneğin, bazı haberlerde yapılan yanlış yorumlar bilimsel gerçeklerin yanlış anlaşılmasına neden olabilir. Bilgiye hızlı erişim ve paylaşım imkanları, sosyal medya gibi platformlarda doğru bilgilerin yanlış anlaşılmasına veya çarpıtılmasına neden olabilir. Özellikle nöromitler gibi bilimsel temele dayanmayan inanışların sosyal medyada hızla yayılması yaygındır.”

Sonuç olarak, bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde anlamak ve aktarmak için daha dikkatli olunması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Yanlış anlaşılan veya çarpıtılan bilgiler, toplumda yanlış inançların yayılmasına ve bilimsel ilerlemenin engellenmesine yol açabilir.” dedi.

Bu durumdan kurtulmak için ne yapılması gerekiyor?

Bilimsel bilgiyi üreten insanlarla eğitimciler arasındaki kopukluğu düzeltmek gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Yani nörobilimciler ve sinirbilimciler doğrudan bilgiyi aktarmalı, böylece eğitimciler de bu bilgileri öğrencilere aktarabilirler. İkincisi, klasik medya ve sosyal medya arasındaki dengeyi sağlamak zor, ancak geleneksel medyanın nörobilim uzmanlarının bilgilerine daha fazla yer vermesi önemlidir. Bu, bilimsel doğruluk ve güvenilirlik açısından bir sorumluluk gerektirir.” diye konuştu.

Kısa videolar izleyerek bilgi edinme mümkün mü?

Beynin, karar vermek için hızlı bilgi istediğini dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bu nedenle, insanlar genellikle ön yargılarını kullanarak hızlı bir şekilde diğer insanlar hakkında sonuçlar çıkarmaya eğilimlidirler. Ancak, bu doğal eğilim, yanlış sonuçlara yol açabilir. Örneğin, kısa videolar izleyerek veya kısa metinler okuyarak bilgi edinme eğiliminde olan insanlar, aslında bilgi parçacıklarıyla dolu kopuk bağlantılardan oluşan enformasyonla karşılaşırlar. Gerçek bir öğrenme ve verimlilik ise zaman ayırarak, konuyu derinlemesine araştırarak ve farklı kaynaklardan bilgi toplayarak gerçekleşir.” dedi. 

“Herkesin aynı renkleri aynı şekilde görmesi beklenemez…”

Sosyal medyada sıkça karşılaşılan 'kadın elbisesi ne renk' tartışmasına da değinen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Aslında insanların renk algısının farklılıklarını gösteren ilginç bir örnektir. Renk algısı, birçok faktöre bağlı olarak değişebilir ve herkesin aynı renkleri aynı şekilde görmesi beklenemez. Öncelikle, herkesin kullandığı telefon veya bilgisayarın ekranının renk kalibrasyonu ve çözünürlüğü farklı olabilir. Bu da aynı görseli farklı renklerde görmemize neden olabilir. Ayrıca, kişisel tercihler ve çevresel faktörler de renk algısını etkileyebilir. Renk körlüğü de bu konuda önemli bir faktördür. Renk körlüğü, renkleri tam olarak algılayamama durumudur ve toplumun belirli bir yüzdesini etkiler. Örneğin, bazı insanlar kırmızıyı kirli kahverengi olarak görürken, diğerleri bu rengi farklı tonlarda algılayabilir.” diye anlattı.

Renk algısı ve cinsiyet…

Cinsiyetin de renk algısını etkileyen bir diğer faktör olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Araştırmalar, kadınların genellikle daha fazla renk tonunu ayırt edebildiğini göstermektedir. Kadınlar, erkeklere göre daha zengin ve çeşitli renk tonlarını algılayabilirler. Bu nedenle, kadınlar genellikle daha renkli ve çeşitli giysilere ilgi gösterirler. Sonuç olarak, renk algısı karmaşık bir konudur ve birçok farklı faktörden etkilenir. Sosyal medyada paylaşılan bir görselin renkleri hakkında yapılan tartışmalarda, bu faktörlerin dikkate alınması ve farklı renk algılarının varlığına saygı gösterilmesi önemlidir.” dedi.

Yaratıcılık doğuştan gelen genetik özelliklerle belirleniyor

İnsanın doğuştan gelen genetik özelliklerinin, mizacı ve kişiliği üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yaratıcılık da bu genetik faktörlerden biridir ve kişinin yeniliğe açıklığı, yeni şeyler oluşturabilme yeteneği ve sebatkarlığı gibi özelliklerle ilişkilidir. Bir kişinin ne kadar yaratıcı olduğu, doğuştan getirdiği genetik özelliklerle belirlenir. Birçok insan, yaratıcılık becerilerini geliştirmek için yazarlık kurslarına katılır veya roman yazma yöntemlerini öğrenmeye çalışır. Ancak, bu tür eğitimlerin kişiyi doğrudan iyi bir yazar yapacağını düşünmek doğru değildir. Yazarlık becerileri elbette öğrenilebilir, ancak gerçek bir yazar olabilmek için doğuştan getirilen bir yeteneğin de olması gereklidir. Yazarlık kursları ve teknik bilgiler, yazma sürecini anlamak ve kurguları oluşturmak konusunda yardımcı olabilir. Ancak, akıcı bir üslup geliştirmek, etkili karakterler yaratmak ve ilgi çekici hikayeler kurgulamak gibi yetenekler genellikle doğuştan gelir. Bunlar, kişinin içsel yaratıcılığına dayanır ve teknik bilgilerle tam olarak öğrenilemez.” 



Gönderen: journal



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar

Sağlık

Eskişehir’de mesai dışı poliklinik yapan hastaneler ve branşlar
Eskişehir’de mesai dışı poliklinik yapan hastaneler ve branşlar
Bahar alerjisinin astıma dönüşmemesi için!
Bahar alerjisinin astıma dönüşmemesi için!
Sessiz katil hipertansiyon
Sessiz katil hipertansiyon
Çocuklarda Obezite Neden Arttı?
Çocuklarda Obezite Neden Arttı?
Evini evcil hayvanlarla doldurmak da bir hastalık!
Evini evcil hayvanlarla doldurmak da bir hastalık!
Sabahları yorgun kalkıyorsanız dikkat!
Sabahları yorgun kalkıyorsanız dikkat!
Modern Dünya’da Online Terapinin Avantajları
Modern Dünya’da Online Terapinin Avantajları
50 yaşın üzerindeki her 4 kişiden 1’i hipertansiyon hastası
50 yaşın üzerindeki her 4 kişiden 1’i hipertansiyon hastası
Vitamin kokteyllerindeki ölümcül tehlikeye dikkat!
Vitamin kokteyllerindeki ölümcül tehlikeye dikkat!
En zor ameliyatlar bu yöntemlerle izsiz gerçekleştiriliyor!
En zor ameliyatlar bu yöntemlerle izsiz gerçekleştiriliyor!
“Yapay Zeka ile Radyolojik Görüntü Analizi Projesi”
“Yapay Zeka ile Radyolojik Görüntü Analizi Projesi”
18 Mayıs Avrupa Obezite Gününe Özel Etkinlikte En Küçük Katılımcı Nil Bebek Oldu
18 Mayıs Avrupa Obezite Gününe Özel Etkinlikte En Küçük Katılımcı Nil Bebek Oldu
Kalp krizinde bu hataları asla yapmayın!
Kalp krizinde bu hataları asla yapmayın!
Kemik sağlığına iyi gelen besinler!
Kemik sağlığına iyi gelen besinler!
Ayak Bileğinde Bu Şikayetler İhmale Gelmez!
Ayak Bileğinde Bu Şikayetler İhmale Gelmez!
Tuvalette uzun oturmak hasta ediyor!
Tuvalette uzun oturmak hasta ediyor!
ESOGÜ Hastanesi’nde Anneler Günü Unutulmadı
ESOGÜ Hastanesi’nde Anneler Günü Unutulmadı
’MHRS’de yeni dönem!’
’MHRS’de yeni dönem!’
Dikkat! Sağlığımızı tehdit eden bu alışkanlıklar çok yaygın!
Dikkat! Sağlığımızı tehdit eden bu alışkanlıklar çok yaygın!
Tokofobi Nedir? Kimler de Görülür?
Tokofobi Nedir? Kimler de Görülür?
Sırt Ağrısı Omurga Tümörü Habercisi Olabilir
Sırt Ağrısı Omurga Tümörü Habercisi Olabilir
Ergenlik Döneminde Depresyona Dikkat!
Ergenlik Döneminde Depresyona Dikkat!
Meme Kanseri İçin Mucizevi Önlem: Mamografi
Meme Kanseri İçin Mucizevi Önlem: Mamografi
5 adımda öfkenizi kontrol altına alın
5 adımda öfkenizi kontrol altına alın
Kapalı yerde kalma korkusu olanlar da artık MR çektirebilecek
Kapalı yerde kalma korkusu olanlar da artık MR çektirebilecek
Yağdan kilo vermenin 6 püf noktası!
Yağdan kilo vermenin 6 püf noktası!
Çocuklar İçin Doğru Egzersiz Çok Önemli
Çocuklar İçin Doğru Egzersiz Çok Önemli
Günümüzün en yaygın sindirim sorunlarından “İrritabl Bağırsak Sendromu”
Günümüzün en yaygın sindirim sorunlarından “İrritabl Bağırsak Sendromu”
Crohn Hastalığı Nedir? Nasıl Beslenmeliyiz? Nelerden Kaçınmalıyız?
Crohn Hastalığı Nedir? Nasıl Beslenmeliyiz? Nelerden Kaçınmalıyız?
D vitamininin fazlası da çok zararlı!
D vitamininin fazlası da çok zararlı!
‘Saman nezlesi’ olarak da bilinen mevsimsel alerjik rinit zamanı!
‘Saman nezlesi’ olarak da bilinen mevsimsel alerjik rinit zamanı!
Ağız Kokusuna İyi Gelen Besinler!
Ağız Kokusuna İyi Gelen Besinler!
Parvovirüs B19 Yetişkinleri de Etkiliyor
Parvovirüs B19 Yetişkinleri de Etkiliyor
Yaz aylarında tüketilmesi gereken 6 meyve
Yaz aylarında tüketilmesi gereken 6 meyve
Türkiye’de her 13 kişiden biri astım hastası!
Türkiye’de her 13 kişiden biri astım hastası!
Diyabetik Retinopati Hastalığında Erken Tanı Önemli
Diyabetik Retinopati Hastalığında Erken Tanı Önemli
Epilepsi Nedir, Nasıl Ortaya Çıkar?
Epilepsi Nedir, Nasıl Ortaya Çıkar?
Bahar aylarında astım tetikleniyor!
Bahar aylarında astım tetikleniyor!
İmplant yaptıranların ağız bakımı da özel!
İmplant yaptıranların ağız bakımı da özel!
Sağlık için doğru hareket etmenin 9 yolu
Sağlık için doğru hareket etmenin 9 yolu
“Boyun Bölgesinde Kitle Fark Edildiğinde Vakit Kaybedilmeden Hekime Başvurulmalı”
“Boyun Bölgesinde Kitle Fark Edildiğinde Vakit Kaybedilmeden Hekime Başvurulmalı”
Yanlış diyetler zayıflatmıyor tam aksi kilo aldırıyor!
Yanlış diyetler zayıflatmıyor tam aksi kilo aldırıyor!

Bunlar da ilginizi çekebilir