Erhan Erden SEyitgazi Belediye Başkan Adayı


Hüseyin GÜVEN



Hüseyin GÜVEN

SANATÇININ SAĞCISI, SOLCUSU OLUR MU? OLMALI MI?

SANATÇININ SAĞCISI, SOLCUSU OLUR MU? OLMALI MI?
SANATÇININ SAĞCISI, SOLCUSU OLUR MU? OLMALI MI?
2 Nisan 2025 Çarşamba Okuma 270

SANATÇININ SAĞCISI, SOLCUSU OLUR MU? OLMALI MI?

 

Cemil Meriç der ki; 'Bu memlekette sağcı-solcu, ilerici-gerici yoktur, namuslu ve namussuzlar vardır. Siz namuslulardan olun! Göreceksiniz çok kalabalık olacaksınız!'

Okuduğum ve bana değer kattığına inandığım, ilmi ve irfanı duruşunun namusunu her daim muhafaza eden mütefekkir Cemil Meriç bunları söyler...

 

Diğer yandan, ülkemizde kargaşadan, kavgadan, gürültüden beslenen, huzursuzluk çıkarıp huzurun kanını emen bazı canlılar türedi, hatta daha önceden de vardı depreşti...

Tamda boş buldukları bu sokakta toplumu çok çabuk ayrıştırabildiklerini biliyorlar ki toplum da buna çok müsait...

 

Sağcı, solcu, milliyetçi, inançlı, inançsız, dindar, dinsiz, aydın, sofu, mezhepli, abdesti, abdestsiz diye ayrıştırmaya da devam ediyorlar...

Bazen de kelimelerin sonuna ‘SANATÇI’ kelimesini ilave edip, ‘SOLCU SANATÇI’ ‘MUHALİF SANATÇI’ vb. ipe sapa gelmez ayrıştırıcı kelimelerle bizi/bizleri birbirimize kırdırırlar yüzyıllardır...

‘Efendim, bu sanatçıda solcuydu’ sağ/danda sanatçı çıkmaz zaten diyerek ölmüş adamın ardından bir dua göndermek yerine bununla övünmeyi bir maharet sayan içi boş tenekeler var! Azda değiller!

Maalesef sanatçı kavramının da içini boşalttık, geçmiş olsun…

 

Sanatçı nedir? Sanatçı kimdir? Açıklayın lütfen deseniz, kullandığı kelimelerin anlamlarını sorsanız, yüzü dahi kızarmadan ‘BENDEN OLAN’ cevabını verecek kadarda pişkinler var aramızda!

Bazı içi boşlar ise, sırf kendinden! Diye yine bazı sözde sanatçıları, sırf iki kıvırttı, üç sırıttı, dört kırıttı diye alkışlıyor eli kızarasıca/lar…  

Üstelik bazı çulsuzları gerçek sanatçılar, vatanseverler ile aynı teraziye koyup, hadsizse tartmaya bile kalkıyor, sözde muhalif kılıfına sokmaya çalışıyor, sokunca alkışlıyor, LİKE’lıyor ve onları şımartıyor aynı cenah!

O derece nasipsizler!

 

Bunu başaramadıklarında ise zehirli dilleriyle sövüyor, sayıyor, irin kusuyor, sözüm ona ilerici bidonlar!

 

Birde bu ağzı açık ‘TENCERELERE’ çanak tutan, gönüllü alet olan, ‘KAPAKLAR’ zaten hazır kıta bekliyor yangını körüklemek için…

Birçoğunun egosu yüksek, kendinden görmediklerine tahammülü olmayan, cahillikte çığır açmış boş birer varil!  

Hepsi cahillikten!

 

Sosyal medya ve kağıt üzerinde adama benzeyen, konuştuğunda irin kusan, cevap verdiğinizde susan, kaçacak delik arayanlar halen hakim sanıyor kendilerini…

Birçoğu takım elbise içinde et ve deriden ibaret, eleştirilmeye bile tahammülü kalmamış yığınların hakim olduğunu sandığı, aldandığı bir düzen!

 

Bazıları üzülecek biliyorum, lakin yazmasam gönül razı değil!

Hayatı mutfak ile tuvalet arasında geçen, 20’sinde ölüp, ruh bedeni terk ettiğinde gömüleceklerle mücadelemiz son nefese kadar devam edecek bilesiniz…

Üç kitap okuyup, dört kelime arasına sıkışanlara N.F.K ne güzel söylemiş ‘İnsanda yok ise 'Edep' neylesin medrese, mektep! Okusa Alim olsa yine merkep, yine merkep!

 

Ves’selam





YORUM YAZ
Bu habere yorumlar

Tüm yazıları