Karşı Olduğumuz Şey Tramvay değil, DRAMVAY

Eskişehir’deki trafik keşmekeşinin her geçen gün artmasının birçok nedeni var. Tek bir nedenle bunu açıklamak elbette sığ, yüzeysel ve gerçeklikten kopuk samimiyetsiz bir eleştiri olur.
Kente kayıtlı araç sayısı şu an 300 bin rakamını aşmış durumda. Geçmiş yıllardan bu zamana kadar aylık Eskişehir’e kayıtlı araç sayısında ortalama olarak 1000-1200 arasında artış oldu. Bu artış bazı dönemler dışında bu rakamların altını neredeyse hiç düşmedi. Artan araç sayısı verilerini ise ne yazık ki bu konularda hizmet üretmek durumunda olan kurumlar dikkate almadılar. Mesela en basitinden bu artış hızıyla paralel olarak otopark üretmek gibi ciddi bir girişimleri olmadı. Bunun yanında kentin tüm trafik akışını planlayan Master Trafik Planı konusunda kimse bir güncelleme yapmayı ve artan araç sayısı ve kent hareketliliğini dikkate alacak önlem konusunda dişe dokunur bir çaba dahi harcanmadı ne yazık ki!
Elbette araç sayısının artması, ihtiyacın karşılamayı bırakın araç sayısı ile karşılaştırdığınız çok komik rakamlarda kalan otopark eksikliği, yeni bulvarlar ve yollar açılmaması, mevcut yolların ihtiyaca göre planlanarak mümkün olduğunca genişletilmesi yerine daraltılmasının seçilmesi gibi bir yığın neden bugün geldiğimiz sıkıntının sebepleri arasında. Elbette herkesin atladığı bir diğer konu ise toplu taşıma sisteminin vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde organize edilememiş olması. Öyle ki bugün sorunları dile getirdiğinizde bu konuda savunma adına “herkes toplu ulaşımı kullansın” diye yapılan savunmalar da gerçeklerle örtüşmüyor. Bugün özel araçlarının kullananların yarısı bile bunu bırakıp toplu ulaşımı kullanmaya kalksalar Toplu Ulaşım sistemi şu haliyle büyük olasılıkla çökecektir. Çünkü mevcut hatların bir çoğu pandemi öncesinden de hatırlayacağınız gibi balık istifi yolcu taşıyor. Bazı hatlarda bir çok duraktan tramvaylara binmeniz bile mümkün değil, kaldı ki diğer araç sürücülerini de tramvaya binmeye teşvik etmeye çalışmanızın anlamı nedir?
Yolcu kapasitesine tramvaylar yanıt veremediği için Eskişehir Büyükşehir Belediyesi çılgınlık peşinde bile gitmeye kalkmıştı. Tabii her zamanki gibi plansız ve ödevlerine çalışmadan yola çıktıklarını gösteren bu durumu müjde olarak duyursalar da aslında bunun uygulanamayacağını gördükleri için yapamışlardı. Peki siz de şimdi hangi akla hizmet özel araç kullanmasın vatandaş diyebiliyorsunuz. Vatandaş özel araç kullanmasa tramvayların yeterli gelebileceğini mi sanıyorsunuz?
Tramvayların ek uzatmalarından sonra bildiğiniz gibi Batıkent ve Çamlıca hattı zaten yoğun olan Tepebaşı Durağına aktarma yolcu taşımaya başlayınca ne oldu? Bırakın tramvayları mevcut durak bile yetersiz kaldı ve durağı bile büyütmek genişletmek zorunda kaldılar ve tramvaya paralel çalışan bir otobüs hattı açmak zorunda kaldılar..
Tepebaşı'nda yaşanan bu yoğunluk sonrası ek otobüs hattı konuldu ve durak büyütüldü..
Aslında işin ucu buraya gidiyor. Zira Eskişehir’in tercih ettiği ve şuan kullandığımız ray aralığında çalışan tramvayın bir benzeri Linz de çalışıyor. Benim bu durumu ilk fark edip bu konuyu araştırdığımda Linz nüfusu 195 bindi. Kullandıkları tramvay ise bizim tramvayımızla aynı boyutta ve aynı renkteydi. İncelediğiniz de böylesine küçük bir yerde bile tramvay öyle bir organize edilmiş kiayrı kendilerine ayrılmış alanlar kullanmanın yanı sıra alt geçitlerle oluşturulmuş güzergahları kullanıyorlar.
Şu an son günlerde trafikle ilgili konu çok daha sık sosyal medyada tartışılır hale geldi. Hatta öyle ki kral çıplaktır diye bu konuları eleştirdiğiniz de Büyükerşen savunucuları tarafından şehri terk et demeye kadar giden bir mahalle baskısına maruz kalıyordunuz. Ancak artık sıkıntılar öyle çekilmez hal aldı ki bu baskı bile vız gelir oldu. Üst üste paylaşımlar, eleştiriler gelir oldu. En son seçim öncesi başlatılan ve geçtiğimiz aylarda kullanıma başlayan yeni tramvay hattının neden olduğu ve trafik kuyruğunun haller gençlik merkezine kadar uzayıp gittiği görüntüler paylaşılıyor. Burada bazı arkadaşların tramvay olmasaydı gibi yorumlarını görünce biz de bu konuda aslında kimsenin tramvaya karşı olmadığını ve hatta tramvayın avantajlarını herkesin gayet iyi bildiğinin altını çizmek istedik.
Bir kentte tramvay gibi bir proje kullanıldığında 3 temel avantajın ortaya çıkması beklenir.
1. Toplu ulaşım süresini kısaltır yani lastik tekerlekli araçlara gibi trafik içinde değil kendi özel hattında gittiği için daha kısa sürede ulaşırsınız gideceğiniz yere
2. Toplu ulaşım maliyetlerini düşürdüğü ve çevreci olduğu, daha fazla yolcuyu aynı anda taşıyabildiği için daha ucuza yolculuk edersiniz
3. Toplu ulaşım yukarıdaki nedenlerle cazip hale geldiği ve çok daha fazla yolcu taşıdığı ve kendi özel hattında gittiği için şehir trafiğini rahatlatır.
Toplu ulaşım sistemi vatandaşın ihtiyaçlarını tam göremiyor
Peki biz de bunlardan hiç birisi neden gerçekleşmedi. Aslında Eskişehirliler tramvay öncesi dönemde özel araçlarını gündelik hayatlarında çok sık kullanmazlardı. Ancak tramvayın hayatımıza girdiği dönem hatırlayacağınız gibi tramvaya binelim diye bir çok otobüs ve minibüs hatlarını değiştirdiler ve mevcut toplu ulaşım ne yazık ki bir çok vatandaşın işini göremez hale geldi. Bilet ücretleri arttı, aktarma çilesi ortaya çıktı, ulaşım süresi uzadı. Ne oldu? Bu hatalarla vatandaşı kendi aracını kullanmaya biz kendimiz ittik.
İlk tramvay başladığı günleri hatırlarsınız, birçok insan o gün hareket dahi edemeyen tramvay ve diğer toplu ulaşım alternatifleri iptal edildiği için ya yürüyerek gitti işine, ya taksi tuttu ya da özel aracı olan da kendi aracını kullanmak zorunda kaldı. Özellikle aktarma yapmak zorunda kalan bölgelerdeki vatandaşların imkanı olanları kendi özel araçlarını kullanmaya yöneldi. Sonuç olarak o alışkanlık hala devam ediyor.
Yıllarca öğrencilik hayatında İstanbul’da tramvay kullanmış ben, ilk kez Eskişehir’deki durakları gördüğümde bu işi yanlış yapıyorlar diye düşünmüştüm. Hatırlarsanız tramvay duraklarında turnike yoktu. Bileti tramvaya binişte basıyordunuz. Bu da tabi tramvay iniş ve binişlerde ciddi sorunlara neden oluyor, tramvaylar inen binenleri beklemek zorunda kalıyorlardı. O zamanlar sosyal medya da yoktu ve biz de eskisehirliyiz.biz sayfasındaki haber bölümünde yazıyorduk bu sıkıntıları ve nasıl çözülmesi gerektiğini. Neyse sonrasında hatalarını fark ederek bu sorunu düzelttiler ve tramvay duraklarına turnikeler konuldu.
Bu ilk uygulamadan da anlayacağınız gibi aslında ciddi bir planlama yapmaktan uzak şekilde hayatımıza sokulan tramvay projesi aslında ilk kez Eskişehir’in ilk Büyükşehir Belediye Başkanı rahmetli Aydın Arat tarafından projelendirildi ve onayları alındı. Ancak onun da uzun bir hikayesi var.
Tabi onu anlatmadan aklımdayken bizim tramvaylarımızın standart kent içi ulaşımda kullanılan tramvaylardan küçük olduğunu biliyorsunuz. Yukarıda da yazdığım gibi Linz gibi nüfusu 200 bin altında yerler için uygun şekilde dizayn edilmiş. Sonuç olarak yolcu taşıma kapasiteleri daha az. Bunun yanında ikinci bir fark da bizim Estram tramvayları tek yöne gidebiliyor. Yani en son durakta bir dönüş alanına ihtiyacı var ve diğer bir dezavantajı ise hatta meydana gelen bir sıkıntıda ileri gidemiyor ve geri de hareket etmesi mümkün olmadığı için tüm sistem durmak zorunda kalıyor. Oysa standart kullanılan tramvaylar da çift yöne gidebildikleri için bir dönüş alanına ihtiyacı yok ve hat üzerinde bir sıkıntı olduğunda tekrar aynı şekilde geri gidebiliyor.
Bu kısa dipnotumuzdan sonra Aydın Arat ve ekibinin projesinden bahsedelim. DYP belediye başkanı olarak göreve başlayan Arat, ilk kez tramvay için başvurduğunda projesine aynı hükümetin belediye başkanı olmasına karşın onay alamıyor. Eskişehir nüfusunun hala olduğu gibi o yıllarda da 1 milyon altında olması gerekçe gösterilerek, tramvay sisteminin kent için stabil olmayacağı yanıtı veriliyor.
Böyle olunca ne yapalım diye kafa yoran ekip, projeye ilave bütçe ve hat çiziyorlar. Tülomsaş projeye dahil ediliyor ve bakım merkezinin burada olması planlanıyor. İlk setleri dışarıdan alır sonrasında da yeni tramvay üretimleri Tülomsaş’ta gerçekleştirilir şeklinde bir vizyon projesine dönüşen Eskişehir Tramvay Projesi bu kez Ankara’dan onay ALIYOR. Hedef Eskişehir’i ve Tülomsaş’ı bu işin merkezi haline getirmek. Türkiye’de bu işi yapmak isteyen tüm yerel yönetimlere yurtdışından değil Eskişehir’den tramvaylarını temin etmelerini sağlamak gibi yerel ve milli bir vizyon konuluyor ortaya. Ayrıca buradan belediyeye de ek bir gelir elde edilmesi de planlanıyor. Ancak malumunuz bu süreç sırasında hastanede tedavi gören Aydın Arat, projeyi duyurmak için taburcu sonrasına bırakıyor. Fakat, hastaneden taburcu olamadan vefat edince proje tanıtımı bile yapılmadan kalıyor. Sonrasında ise halefi olan Orhan Soydaş bu projeyi gündemine almadan kalan 1,5 yıllık başkanlık sürecini tamamlıyor.
O malum projede planlanan güzergah Hasan Polatkan Bulvarından şimdiki adıyla Atatürk Bulvarından geliyor, Odunpazarı'nda yer altına iniyor ve Alanönü'ne kadar yer altında devam ediyor. Sonrasında o alandaki kanalın üstünden Organize'ye doğru gidiyor ve ring hattı gibi kent etrafında trafikle de fazla kesişmeden devam ediyor. Projede, kurulan duraklar aracılığıyla ise diğer ulaşım araçları ile şehir merkeziyle bağlantı sağlanıyor.
Ancak daha sonrasında 1999’da göreve başlayan Yılmaz Büyükerşen projeyi belediye başkanlığının ilk döneminin ortasında hayata geçirirken farklı bir güzergah tercih ediyor ve tramvayların ray aralığını daraltarak Tülomsaş’ın üretim standartları dışına çıkıyor ve Tülomsaş da projeye böylece dahil olmuyor.
Bazı meslek örgütleri o dönem bu belirlenen güzergahlar konusunda tereddütlerini dile getirseler de, söylemleri pek dikkate alınmıyor. Sonrasındaki ek uzatmalarda da benzer süreçler işliyor tabii. Uzatma hatları konusunda meclisten geçmediğinden yakınılmasına rağmen meclisten geçtiğinde ise hattın daha hangi güzergahları kullanacağının bile belli olmadığı anlaşılıyor.
Tramvay gibi daha çevreci ve aynı anda çok daha fazla yolcu taşıyan bir sisteme kim neden itiraz etsin veya eleştirsin. Eleştirinin temel nedenleri kentin gerçekleriyle örtüşmeyen bir projenin kente kimseye de danışıp istişare edilmeden dayatılmasıdır. Sonuç da maalesef ortadır. Özellikle son yerel seçimlerden önce hayata geçirileceği vaat edilip de daha geçtiğimiz aylarda faaliyete geçirilen hatlardan kaynaklı sorunlar son günlerde ciddi olarak tepki çekmeye devam ediyor. Sıkıntı kaynağının tramvay olduğunu söylemek abartı olmaz. Hatta bu yeni güzergahta tramvay da trafiğe takılıp ilerleyemiyor. Kentin bir çok kesişim noktasında da benzer durumlar uzun süredir yaşanıyor aslında. Tramvay geçmek için akan trafiği durduruyor. Kırmızı ışık nedeniyle duran araçlar bu kez tramvayın ilerlemesini engelliyor, tramvay ilerleyemediği için trafik ışığını yeşile çevirmiyor. Işık kırmızı kaldığı için araçlar gitmiyor, araçlar gitmediği için tramvay da beklemek zorunda kalıyor. Garip bir paradoks gün içinde farklı noktalarda defalarca tekrarlanıp gidiyor.
Aslında özetle biz ve bu durumu eleştiren herkes, Çevreci, çok daha fazla yolcuyu daha az maliyetle taşıyan, daha hızlı ulaşım sağlayan, kaliteli ve ucuz olduğu için tercih edilen bu sayede kent trafiğini de rahatlatan TRAMVAYA KARŞI DEĞİLİZ.. Bizim karşı olup eleştirdiğimiz, Eskişehir’imizde uygulanan, katılımcı anlayıştan uzak, istişare kültüründen uzak, daha bir çok projede olduğu gibi BEN YAPTIM OLDU mantığı ile şehrimize dayatılan ve bu haliyle artık DRAMVAY haline dönüştürülen sistemi eleştiriyoruz.
Oysa, bu hatlar yapılırken konu uzmanı meslek odalarına, bölge sakinlerine danışmak fikir almak çok da zor olmasa gerek. Diğer kentlerde olduğu gibi bir internet anketi ile rengini bile vatandaşın belirlemesine tercih beyan etmesine dahi izin verilmedi ne yazık ki! Çok daha iyi olabilecekken, bugün ne yazık ki bu günü kurtarma anlayışı ve ben yaptım oldu alışkanlığına kurban edilen bir sistemin çilesini çekiyoruz.
Yazımız medyamidas.com adresinde yayınlandıktan sonra konuyla ilgili olarak bazı bilgiler de bize ulaştı..
O da yıllar sonra BEBKA desteği ile uygulanan toplu ulaşım bilgi sistemi ile ilgili. Bu sistem sayesinde hattaki araçların duraklara ne zaman ulaşacağı bilgilerine ulaşabiliyorsunuz. Ancak bize gelen bilgilerde bu sisteminde çalışmadığı yönünde.
Özgür Bey; Projenin başından günümüze kadar olan safhalardaki yaptığınız tespitler ve uygulamaları tek tek anlatmışsınız, ben de ilave olarak son 3 yıl yapılan yanlışları kısaca aktarayım, Bundan 2-3 yıl öncesi uygulamaya konulan Tramvay/Belediye otobüsleri ile yolcu duraklarındaki Bilgilendirme pano/ekranlarının yolculara hiç bir zaman bir faydası olmamıştır, hiç bir yolcu buradaki bilgilendirmelere göre hareket etmemektedir, bir çoğumuz varlığını dahi görmeyip kullanımını dahi sorgulamıyoruz. Şöyle ki; Bir çok otobüs/Tramvaylarda bu bilgilendirmeler çalışmıyor, çalışanların da görsel durak yer tespitleri ve durağa geliş zamanı doğru göstermemektedir. Örneğin Vilayet önündeki duraktaki pano da SSK Tramvayının gelmesine 6 dk. yazmasına rağmen ya 1 dk. sonra geldiği, yada OGÜ Tramvayı için 3 dk yazmasına rağmen 9-10 dk. sonra gelmektedir. Teknik olarak benim yaptığım çalışmalar ve raporlar mevcuttur. Raylı Sistemler Uzmanı/Bilirkişisi olarak teknik çalışmalarla yaptığım tespitler ve , yolcuya doğru zamanı bilgilendirmeleri yapmadığından, boşa harcanmış bir sistem olarak yer almaktadır, Haaa şunu iyi yapıyorlar, bu ekran ve panolarda bol bol reklam ve zaten görevi olan belediye çalışmalarını burada görselleştiriyorlar. Bu yolcu bilgilendirme sisteminin hayata geçirilmesi için ihale ve uygulamadaki nakit aktarımlarının ne kadar yerinde harcandığı ise uzmanlığım dışı olmasına rağmen kafamda soru işareti olarak kalacaktır. Bu konudaki raporlar teknik ve uygulamadaki gerçek detayları gerektiğinde kamuoyu ile paylaşabilirim.
CDD nin kullandığı yolcu bilgilendirme ekranları ve TBS (Tren Bilgilendirme Sistemi)'nin tamamı Eskişehir'de yerli bir firma tarafından yapıldığı için GPS, GPRS ve yine bu firmanın kendi KBS (Konum Belirleme Sistemi) entegre olmasından dolayı aracın yeri ve zamanı (+-) en fazla 10 Sn. sapma olmaktadır. Ama EBB araçlar ve duraklarda ki bu sistemi 3 ayrı firma üreterek entegrasyonu yapılmaya çalışılmış, maalesef GPRS, KBS ve Haritalanması tamamen gerçek bilgileri vermemektedir Yukarıda bahsettiğim benim de 2009-2014 yılları arasında danışmanlığını yaptığım Firmanın ismi (Reklam Olmaması Kuralına Göre) bende saklıdır, Bu Firma İzmir İZBAN ve İstanbul Ulaştırmada bu sistemlerin sağlayıcısıdır, ve gözlemlediğinizde buralarda araçların duraklara gelmesi ve nerede olduğunun bilgisinde hata payı çok düşüktür. EBB de toplama bir sistemle değil de tek bir firma ile çalışsa idi hem daha az maliyeti olacak hem de gerçekten bizler çok yararlı bir sistemi kullanıyor olacaktık. Aradan 2 yılı geçmesine rağmen hala bu sistemden net veriler alınamıyor olması da sanırım bunun neticesidir.
Linz Belediye Başkanı Eskişehir’de
Tüm yazıları
-
24 Mart 2025 Pazartesi
Hukuk Tanımaz Tavırlar ve Sokakları Karıştırma Çabası
-
26 Nisan 2024 Cuma
Köylünün Silosunu otel yapanlar kamusal çıkardan bahsediyor
-
27 Mart 2024 Çarşamba
Son düzlükte değişim ile statükocular başa baş gidiyor
-
18 Mart 2024 Pazartesi
Belediyenin sadece kentsel dönüşüm değil, yol konusunda da karnesi kırık
-
13 Mart 2024 Çarşamba
Anketler o kadar mı kötü? Artık neden medet umacaklarını şaşırdılar
-
13 Şubat 2024 Salı
Neden Ünlüce olmamalı?
-
5 Şubat 2024 Pazartesi
TOKİ’ye köstek olanlar TOKİ mağdurlarına destek oluyorlar
-
12 Ocak 2024 Cuma
Büyükerşen, 25 yılda 26 sözü tamamlayamadan başkanlığı bırakıyor
-
25 Aralık 2023 Pazartesi
Madem efsanesin, bağımsız aday ol da namın yürüsün bari!..
-
17 Aralık 2023 Pazar
Ne yapacaktı Büyükerşen’e, herkesin içinde git mi diyecekti?
-
1 Kasım 2023 Çarşamba
Algı operasyonları anketlerle yeniden başladı
-
24 Ekim 2023 Salı
185 bin nüfuslu Linz’in tramvaylarıyla buraya kadar
-
2 Eylül 2023 Cumartesi
Erşen değil, Engelşen (miş)
-
22 Ağustos 2023 Salı
Büyükerşen’in en zor seçimi olsa gerek!
-
18 Ağustos 2023 Cuma
Çavuşoğlu Ak Parti’nin Büyükşehir Adayı mı?
-
13 Ağustos 2023 Pazar
Adam gibi davransaydınız da size oy verseydik!..
-
8 Ağustos 2023 Salı
Yerel seçimlere doğru Eskişehir’in hali..
-
29 Mayıs 2023 Pazartesi
Asrın seçiminde kazanan Türkiye Yüzyılı oldu
-
31 Mart 2023 Cuma
Ankara’nın Melih’i Var da Eskişehir’in Neden Olmasın
-
26 Ocak 2023 Perşembe
Yine aklımızla da hafızamızla da alay mı ediyorsunuz?
-
8 Eylül 2022 Perşembe
Açıklıyorum! Ben de Başkanlığa Adayım 26 Söz Veriyorum!...
-
4 Ağustos 2022 Perşembe
Kendileri Kaçak Yapmaya Alışkın Olunca HER İNŞAATI KAÇAK SANIYORLAR
-
15 Temmuz 2022 Cuma
15 Temmuz’da Postallardan Medet Umanlara Karşı Meydandaydık
-
22 Haziran 2022 Çarşamba
Eskişehir Basının Festival Sarmalı
-
31 Mayıs 2022 Salı
Yoga Bahane, Algı Şahane
-
20 Mayıs 2022 Cuma
Yerel Medyanın Anketle İmtihanı!
-
16 Nisan 2022 Cumartesi
Türktelekom’lu olmayan pişman, olan bin pişman!
-
12 Kasım 2021 Cuma
Bu da Nereden Çıktı! Kanalizasyon Katılım Payı İSTEDİLER
-
26 Eylül 2021 Pazar
Hamamyolu Sizin Dipsiz Kuyunuz mu?
-
29 Ağustos 2021 Pazar
Karşı Olduğumuz Şey Tramvay değil, DRAMVAY
-
17 Ağustos 2021 Salı
Kimliğinden Koparılmış Kentle TURİZM BURAYA KADAR!
-
4 Ağustos 2021 Çarşamba
Emre Kınay’ın Sözleri ve YEREL YÖNETİM GERÇEĞİ
-
22 Haziran 2021 Salı
Bizim de İhtiyacımız Olan Böyle Projeler!
-
27 Nisan 2021 Salı
Reis Öder!
-
19 Nisan 2021 Pazartesi
Kaskı Kafasına Takmayanın Maskesini Doğru Takmasını BEKLEME
-
17 Mart 2021 Çarşamba
Gaziray ve Hatırlattığı Geçmiş: 8 Milyonluk FARK
-
5 Mart 2021 Cuma
“Yaptım ama Sor Bir Niye Yaptım”
-
7 Şubat 2021 Pazar
Doktor Bu Ne? Şebeke Suyu Çay ve Yemek Yapmaya Müsait Değil mi?
-
14 Ocak 2021 Perşembe
Peki Şimdi Tepebaşı Bölgesindeki Tüm Tarlalarda PREFABRİKLER Yükselirse!
-
22 Aralık 2020 Salı
Yol Muamması: Çevreyolu İhtiyaç mı Yoksa Sadece Hedef Şaşırtmaca mı?
-
9 Nisan 2020 Perşembe
Kart Akıllı Ama Uygulama İLKEL: Neden İnternetten Yükleme Yapılamıyor
-
2 Nisan 2020 Perşembe
Boş Binalar Ne Olacak ONU DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
-
6 Mart 2020 Cuma
Tülomsaş mı? 10 Santimetre Ne Kadar Önemliymiş Bir Kez Daha Düşünün..
-
4 Ekim 2019 Cuma
Canımızı Acıttın BÜYÜKŞEHİR
-
7 Mayıs 2019 Salı
Yerel İsrafa DUR DEMEYECEK MİSİNİZ?
-
17 Şubat 2019 Pazar
Asfalt Parası Yasal Zorunluluksa, KANUNLARI MI ÇİĞNİYORSUNUZ?
-
7 Ekim 2018 Pazar
Devlet Vatandaşına Tuzak Kurmaz!
-
1 Ağustos 2018 Çarşamba
Ağustos Böceği ve Sigortası Atan Karınca MASALI
-
15 Aralık 2017 Cuma
Bu Sorunun YANITI VAR MI? Asfalt Parası Alınmasın da Diyen Aynı Kişilerdi
-
30 Ağustos 2017 Çarşamba
Bayramsa Bayramınız Mübarek Olsun (!)
-
22 Ağustos 2017 Salı
Böyle Projeler Belediye Başkanlarında YOK
-
11 Ekim 2016 Salı
Masanın Adı Beyaz da, Mavi de, Halk Da Olsa İCRAAT AYNI
-
30 Temmuz 2016 Cumartesi
Pimaşla GİDER, Ancak Bir Yere Kadar GİDER
-
21 Nisan 2016 Perşembe
Eskişehir’li Fikrinin Sorulmasına Alışkın Değil ki!..
-
26 Ocak 2016 Salı
ETO: E(tine) T(üyüne) O(rtak mı)
-
13 Ocak 2016 Çarşamba
Toplu Ulaşımdan Kaçan TRAFİKLE BOĞUŞUYOR
-
14 Ekim 2015 Çarşamba
3. Üniversite Basiretsizliği: Herşey Kabak Hayaline Takıldı
-
1 Temmuz 2015 Çarşamba
Sosyalmedyafobik Belediye Odunpazarı
-
16 Nisan 2015 Perşembe
KİMLİĞİNDEN KOPARILMIŞ ŞEHİR
-
7 Şubat 2015 Cumartesi
Gelişmişlik Neden Rakamlara Yansımıyor
-
3 Ocak 2015 Cumartesi
İnanmazsanız Başaramazsınız!
-
14 Kasım 2014 Cuma
Yama Kültürü Sınırlarımızı Aştı
-
14 Eylül 2014 Pazar
Eskiye Rağbet Olsa, Bayata Nur Yağardı!
-
4 Eylül 2014 Perşembe
Katılma Payı Muamması!
-
1 Ağustos 2014 Cuma
Belediyecilikte de Tekelleşme Olur mu?
-
11 Ocak 2014 Cumartesi
Bu işler böyle biter mi?
-
2 Ocak 2014 Perşembe
Komik şehir “Eskişehir”
-
19 Kasım 2013 Salı
Çevre Yolu Komedyası!..
-
14 Kasım 2013 Perşembe
Şehir Trafiği SOS veriyor, Suçlusu Aranıyor
-
28 Ekim 2013 Pazartesi
Selçuklu Vurgusu Yanlış mış?
-
14 Ekim 2013 Pazartesi
Bankaların telefon oyununa dikkat!
-
2 Ekim 2013 Çarşamba
Bu nasıl iş böyle!
-
18 Eylül 2013 Çarşamba
“Ben yaptım oldu” Mantığına İsyan
-
1 Ağustos 2013 Perşembe
Ayhan Kavas’ın “Müjde” Rahatsızlığı
-
15 Mayıs 2013 Çarşamba
#konuşuptaRiskeGirmeyin
-
7 Nisan 2013 Pazar
Avrupa Masalı Buraya Kadar mıydı?
-
30 Mayıs 2012 Çarşamba
Eskişehirliye Eskişehir Haram mı?
-
7 Aralık 2011 Çarşamba
Eski Sistem Kaka; Yeni Sistem Harika
-
12 Ağustos 2011 Cuma
Eski’den yine garip açıklamalar
-
25 Temmuz 2011 Pazartesi
Çevre Yolu Hız Muamması
-
14 Haziran 2011 Salı
Kazanan Belli de, Kaybeden Kim?
-
17 Mayıs 2011 Salı
Tivibu Aboneliğine Evet Demeden Önce Düşünün
-
6 Kasım 2010 Cumartesi
Bir varmış, bir yokmuş
-
17 Temmuz 2010 Cumartesi
Yazımız Ses Getirdi!
-
3 Temmuz 2010 Cumartesi
Geri Dönüşüm Kutuları Mikrop Saçıyor
-
12 Şubat 2010 Cuma
Hangisi Karınca?
-
30 Ağustos 2009 Pazar
Güçlü Türkiye Önce Olmasın!
-
20 Ağustos 2009 Perşembe
Sus Payı mı?
-
2 Haziran 2009 Salı
YİTİRİLMİŞ(!) HAYATLAR
-
30 Mart 2009 Pazartesi
Seçimlerin Ardından...
-
24 Mart 2009 Salı
Burası Senin Yerin!..
-
10 Mart 2009 Salı
The Other
-
15 Ocak 2009 Perşembe
Asfaltlara da Avrupa Standardı!
-
25 Aralık 2008 Perşembe
Eskişehir Sizsiniz!..
-
12 Kasım 2008 Çarşamba
Vatmanlar Biraz Dikkat!
-
11 Eylül 2008 Perşembe
İsimleri Tartışıyoruz
-
5 Eylül 2008 Cuma
Neyi Paylaşamıyorsunuz ki?
-
24 Ağustos 2008 Pazar
Süperlig’de İlk Maçın Ardından
-
20 Ağustos 2008 Çarşamba
Süperlige Doğru ESES’te Neler Oluyor?
-
9 Temmuz 2008 Çarşamba
Halkın ekmeği ile oynamayın artık
-
27 Mayıs 2008 Salı
Mucizeler Ülkesi
-
22 Nisan 2008 Salı
Market Alışverişlerinde Dikkat!
-
4 Mart 2008 Salı
Tesadüf mü?
-
15 Şubat 2008 Cuma
Özgürlük Kavgası
-
4 Şubat 2008 Pazartesi
Herkes Mutsuz!
-
22 Ocak 2008 Salı
Bizim için önemlisiniz, sigara içmemelisiniz!
-
19 Ocak 2008 Cumartesi
İki yüzlülük mü?
-
17 Ocak 2008 Perşembe
Ne sıkıntılar çektik?
-
10 Ocak 2008 Perşembe
Fikir ve Emek Hırsızlığı
-
2 Ocak 2008 Çarşamba
KDV İndirimi ve Uygulamalar
-
16 Aralık 2007 Pazar
Mithat Körler Ve Biz Eskişehirliyiz
-
22 Ekim 2007 Pazartesi
Hakemler Bize Karşı mı?
-
19 Ağustos 2007 Pazar
Kalemşörler
-
2 Ağustos 2007 Perşembe
Şehrin ruhu!
-
24 Temmuz 2007 Salı
Kurallara Uymazsan Buna Benzersin
-
23 Temmuz 2007 Pazartesi
Demokrasi kazandı
-
20 Temmuz 2007 Cuma
Ticaret Odası Kimi Kandırıyor?
-
13 Temmuz 2007 Cuma
Dokunulmazlar!
-
9 Temmuz 2007 Pazartesi
Bağımsız Adaylık!
-
6 Temmuz 2007 Cuma
Allah’tan İstanbulu Yönetmiyorsunuz!
-
5 Temmuz 2007 Perşembe
Bu ne perhiz!
-
1 Temmuz 2007 Pazar
Değişim başladı
-
5 Haziran 2007 Salı
Eskişehir’e Eskişehirli Olmayan Adaylar