İŞTE ÇAY SİMİT HESABI, İŞTE EKONOMİMİZ!..

Bu çay simit hesabı birçok kez yapıldı ve bundan sonrada yapılmaya devam edeceğe benziyor. Hadi gel de yapma şimdi bu hesabı değil mi ama?
Türkiyem canım Türkiyem, bunca yeraltı yerüstü doğal kaynak ve zenginliklerine rağmen insanlarının çoğunluğunun ser sefil yaşadığı daha doğrusu yaşamaya mahkum edip alıştırıldığı Türkiyem!.. Ne hazindir ki, bu kötü gidişatın farkına varamayan uyuşturulmuş, narkozlanmış üzerine ölü toprağı serpilmiş bir toplum haline geldik.
Bugünkünden daha iyi, güzel ve kaliteli bir yaşam standardına sahip olabilecekken çok daha azıyla yetinmesi telkin edilen aziz milletim vah ki vah!..
‘’Okşayan elin kıymetini bilmeyenler, tekmeleyen ayağı öperler...’’ diye bir söz vardır, duymuşsunuzdur. Refahyol hükümetinin ve merhum Erbakan’ın kıymetini bilmeyen ve sahip çıkmayan milletimiz şimdi her yerinden faiz belasına bulaşmış borç batağında debeleşen hükümeti yere göğe sığdıramamaktadır. Bu nasıl bir handikaptır böyle. Bakın bu iddiamızı boş sözler olarak görenler hemen çıkacaktır elbette.
Görmek istemeyene gördüremezsin, duymak istemeyene de duyuramazsın. Bizzat bakanlıkların ve devlet kurumlarının açıkladığı beyanlar üzerinden konuşmaktayız. İsteyen her vatandaş Başbakanlığa bağlı Hazine Müsteşarlığının ‘’hazine.gov.tr’’ adresinden ya da Kalkınma Bakanlığının ‘’kalkinma.gov.tr’’ internet sitesinden araştırdıklarında ekonomimizin ve borç durumumuzun güncel ve önceki senelerdeki halini görebilirler.
Kalkınma bakanlığının verilerine göre 2002 de kişi başı milli gelirimiz 3492 dolar imiş. Şimdi ise 10000 dolar olduğu iddiasındalar değil mi? Bu rakama göre Erdoğan’ın 2002 de yaptığı çay simit hesabını tekrar ele almamız lazım. Her hane neredeyse 3 katı zenginleşmiş güzel Türkiye’mde!.. Şimdi hemen birkaç hesap yapıverelim.
10000 dolar kişi başı geliri 5 kişilik aileye uyarlayalım şimdi… 10000 dolar x 5 kişilik aile: 50000 dolar yani 170 bin TL senelik kazancımız var demek. Buda ayda 14 bin TL ediyor. Vay bee…
Arkadaş ne kadar da aç gözlüyüz milletçe yahu!.. Bu kadar gelirimiz var hala beğenmiyoruz hükümetimizi…
İşte çay simit hesabı!.. İstanbul’da orta halli bir semtteki orta halli bir pastane fiyatı ile !.. Vatandaşımız; 1,5 TL’lik Çay ve 1,5 TL’lik Simit ile öğününü geçirse…
1,5 TL çay + 1,5 TL simit = 3 TL
3 TL × 5 kişi = 15 TL
15 TL × 3 Öğün = 45 TL
45 TL × 30 Gün = 1350 TL Hesap ortada kıymetli dostlar.
Hani milli gelirimiz artmıştı ya hani aylık hane gelirimiz 14000 TL olmuştu ya!.. Bir küçük hesap daha yapalım şimdi. Asgari ücretimiz ne kadar 1300 TL.
1300 TL x 5 kişi = 6500 TL
5 kişilik ailede anne baba ve çocuklar dahil tüm bireyler çalışsa bile aylık hane gelirimiz 14 bin TL yi bırakın yarısı bile olmuyor. Halbuki sayın Erdoğan’ın 2002 deki ifadesi yönünde bakarsak o zamanki asgari ücretli, ailesiyle 3 öğününü çay simit ile geçirse kendisine sadece 2 TL si kalıyordu.
Eee şimdi madem kişi başı milli gelirimiz 10000 dolar seviyesinde ise niçin bizler milletçe per perişan haldeyiz!..
Niçin kredi borçları ve faiz batağındayız? Niçin aileler dağılıyor? Niçin cinayetler, ahlaksızlıklar, aldatmalar ve hırsızlılar her geçen gün artmaya devam ediyor?
Kıymetli hükümetimiz yine resmi rakamlara göre, 2003 de Merkezi Yönetim Brüt Borcumuzu 282 milyar TL’den, 2016 da 725 milyar TL’ye getirme başarısını göstermiş. Bu ne demek biliyor musunuz daha doğmamış torunlarımızın bile borçlu olduğunun göstergesi bu rakamlar… Ama o kadar köprü yaptı, havaalanı yaptı vs. vs…. diyecek çok kişi var biliyorum. Bakın bu köprüler havaalanları yap-işlet-devret usulü ile yapılmaktadır. Ne hazindir ki, yapılan bu köprülerden geçiş ile ilgili hükümet taahhüt vermiştir. Ayda şu kadar araç geçecek geçmez ise eksik kalan geçiş ücretini biz vereceğiz denmiştir. Şu an bu köprülerden geçiş ücretleri çok pahalı olduğundan fazla kullanılmamaktadır. İşte bu köprüleri yapanlar zarar etmesin diye senden, benden yani hepimizin kesesinden, verdiğimiz vergilerden onların zararı karşılanmaktadır. Bumudur hizmet, Allah (c.c) aşkına? Ve hükümet kar eden etmeyene bakmadan tüm kamu mülklerini özelleştirmiştir, elde hiç bir şey kalmamıştır.
Bütçenin büyük bir kısmını hepimizden toplanan vergiler oluşturmaktadır. Dünyanın hiçbir yerinde bizimki gibi bir vergi anlayışı yoktur. Vergiden bile vergi alınmaktadır. % 60-70’leri bulan vergilerle karşı karşıyayız. Bir araç alındığında neredeyse aracın fiyatının 3 katına yakın vergi ile karşılaşılabiliyor. İsraf hiç bu son 10 yıl içindeki boyutunda yaşanmamıştı.
Birçok hususta birincilikleri kimseye bırakmayan AKP hükümeti israf konusunda da açık ara önde gidiyor. Bu ifadelerde bizim değil bizzat hükümet kanadından yapılan açıklamalardır. İsraf ile ilgili ayrıca bir makale kaleme alacağım ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesinden bir örnek vermek istiyorum. 20 milyonluk İstanbul’da binlerce insanımız aç bilaç halde iken, direklere saksı çiçek ve çiçek duvar uygulamalarına 2009 dan bugüne kadar 55 milyon TL harcanmış durumda. Müslüman Türkiyem ne gariptir ki israf, faiz ve haramların önünü açan bir zihniyete kurtarıcı ve her söylediğinden çark eden karakterleri de büyük lider olarak görmeye başladığından beri burnu pislikten kurtulamamaktadır. Umut edelimde gerçekten daha güzel günleri görebiliriz. Hepimiz aynı gemideyiz ve bu terennümlerimiz kargaşa çıkarmak, fitneyi alevlendirmek değil bilakis ne yapmakta isek şuur ile yapmamız gerektiğini tekrar vurgulamaktır. Körü körüne bir taassub ile tarafgirlik yapmanın önüne geçmektir.
Velhasıl, rabbim ne memleketimize nede ümmete zeval vermesin…
Kalın sağlıcakla, afiyetle…
Tüm yazıları
-
2 Eylül 2024 Pazartesi
Herkes doğrumu biz doğru isek?
-
9 Şubat 2024 Cuma
Sağlıklı Yaşam İpuçları
-
19 Temmuz 2023 Çarşamba
Başarının en önemli formülü azim ve disiplindir
-
24 Haziran 2023 Cumartesi
Öğütler
-
1 Mayıs 2023 Pazartesi
Bioenerji Şifasının Amacı
-
10 Şubat 2023 Cuma
Bioenerji nedir, nasıl faydalar sağlar?
-
4 Ocak 2023 Çarşamba
Negatifi Hayatınızdan Çıkarın
-
15 Aralık 2021 Çarşamba
Biyolojik alanımız ve şifa
-
3 Şubat 2020 Pazartesi
Bioenerji, Esma-ül Hüsna ve Dua
-
24 Aralık 2019 Salı
Mayamız mı ekşidi?
-
6 Kasım 2018 Salı
Bioenerji ile şifalan
-
22 Haziran 2018 Cuma
Vakit Değiştirme Vakti!..
-
23 Mart 2018 Cuma
Niyet hayır, akıbet hayır
-
25 Ocak 2018 Perşembe
Öldük, bittik demeden silkelenip kendimize gelelim!
-
26 Eylül 2017 Salı
Boş yere yaratılmadın!..
-
2 Ağustos 2017 Çarşamba
Piknik notları ve İlkyardım
-
8 Mart 2017 Çarşamba
Aziz dostumun acı hayat tecrübesi
-
29 Kasım 2016 Salı
İŞTE ÇAY SİMİT HESABI, İŞTE EKONOMİMİZ!..
-
21 Ekim 2016 Cuma
Ne Günlere Kaldık
-
8 Nisan 2016 Cuma
İlkyardımcılara kim yardım edecek!..
-
1 Mart 2016 Salı
Akıllı Adam Olmak!
-
16 Aralık 2015 Çarşamba
Nereye Gidiyoruz, Hani Kalkınma!..
-
28 Ekim 2015 Çarşamba
Kim bu Fos Osmanlıcılar...
-
2 Eylül 2015 Çarşamba
KÖTÜ YÖNETİCİ VE DECCAL
-
14 Temmuz 2015 Salı
Müslümanların Helakı!..
-
22 Mayıs 2015 Cuma
Kimse yapamaz, Ak Parti yapar!..
-
29 Nisan 2015 Çarşamba
YALANCI MAĞRURLAR BİZE YABANCI
-
26 Mart 2015 Perşembe
Memleketi Mahveden Beceriksizler
-
27 Şubat 2015 Cuma
Kepazelik diz boyu, hangisini sayalım?
-
3 Ocak 2015 Cumartesi
İDEAL TOPLUM HAYAL Mİ?
-
25 Kasım 2014 Salı
Dönüşen Dönüşsün, Sen Dönüşme!..
-
25 Ekim 2014 Cumartesi
Türkiye’nin ateşle dansı!..
-
17 Eylül 2014 Çarşamba
Osmanlı geçinen, Aslından Kopuk Paçozlar
-
6 Ağustos 2014 Çarşamba
Hayır, hayır yüz bin kere hayır!..
-
24 Haziran 2014 Salı
İSLAM, SİYASET, YÖNETİM
-
22 Mayıs 2014 Perşembe
Siyonizm-Türklere Karşı Yahudinin Pis Oyunları
-
11 Nisan 2014 Cuma
Bir Gençlik!..
-
24 Mart 2014 Pazartesi
OY’un BÜYÜK, İYİ AMA KİME OY VERELİM?
-
28 Şubat 2014 Cuma
Ben Kimden Tarafım 2
-
29 Ocak 2014 Çarşamba
1997 ile 2014 arasında fark görebiliyor musunuz?
-
30 Aralık 2013 Pazartesi
CEMAAT, HÜKÜMET, MENFAAT
-
26 Kasım 2013 Salı
YALAN YANLIŞ EĞİTİMİMİZ!..
-
30 Ekim 2013 Çarşamba
Kanlı Ellerin Kanlı Projesi: BOP
-
21 Eylül 2013 Cumartesi
Dünya Liderini Dinliyorum!..
-
13 Temmuz 2013 Cumartesi
Ah O Gemide Bende Olsaydım!..
-
11 Mayıs 2013 Cumartesi
Tarlaya Neler Ektik?..
-
26 Mart 2013 Salı
Saptırıcı Liderler
-
20 Şubat 2013 Çarşamba
İslam’a dönen Müslümanlar
-
23 Ocak 2013 Çarşamba
Asgari Ücret ile Asgari 3 Çocuk mu?
-
26 Aralık 2012 Çarşamba
Politika Tesadüf Mü, Komplo Mu?
-
19 Kasım 2012 Pazartesi
AŞK ADAMI MI?.. KAÇIP FIRDÖNEN Mİ?..
-
22 Ekim 2012 Pazartesi
KIYAMET NE ZAMAN?
-
2 Ekim 2012 Salı
Sadıklarla olmak
-
28 Ağustos 2012 Salı
Fitre ve Çay Simit Hesabı
-
24 Temmuz 2012 Salı
Canlı Müslüman İstiyoruz!..
-
28 Haziran 2012 Perşembe
Cinsi Bozuklar
-
1 Haziran 2012 Cuma
Karakterli Müslüman!..
-
2 Mayıs 2012 Çarşamba
Aslından Koparılmış Protestanlar
-
21 Mart 2012 Çarşamba
Haktan Yana Olmak
-
24 Şubat 2012 Cuma
Lider ve Sistem 2
-
4 Şubat 2012 Cumartesi
LİDER ve SİSTEM
-
11 Ocak 2012 Çarşamba
KISSADAN HİSSE!..
-
26 Aralık 2011 Pazartesi
Allah İçin Çalışmak!..
-
10 Aralık 2011 Cumartesi
Cihad Ne Demek?
-
4 Kasım 2011 Cuma
Batı:Tek Dişi Kalmış Canavar!..
-
15 Ekim 2011 Cumartesi
HAYIRLARA MOTOR, ŞERLERE FREN
-
16 Eylül 2011 Cuma
DEĞİŞİM : “Tekamül mü, Tahribat mı?”
-
22 Ağustos 2011 Pazartesi
İnandığın Gibi Yaşa Türkiyem
-
25 Temmuz 2011 Pazartesi
BEN KİMDEN TARAFIM?..!..
-
7 Temmuz 2011 Perşembe
Bereket Dönemi "28 Haziran 1996 ile 2 Temmuz 1997"
-
19 Haziran 2011 Pazar
Ya Güdersin Ya Gidersin
-
13 Haziran 2011 Pazartesi
Seçim Sonuçları Ne Gösterdi?
-
10 Haziran 2011 Cuma
Seçime Doğru;"Arz-ı Mev’ud ve Horoz Dövüşü"
-
6 Haziran 2011 Pazartesi
Erbakan’ı Sevmek!.. Tavizi Sevmemek!..
-
1 Haziran 2011 Çarşamba
Hedef 2023, İstanbul Ayasofya Maratonu
-
25 Mayıs 2011 Çarşamba
Hayalüstü Hayaldi!.. Gerçek Oldu!..
-
19 Mayıs 2011 Perşembe
NE HALLERDEYİZ 2
-
11 Mayıs 2011 Çarşamba
2.Abdülhamit, Erbakan ve Tekerrür
-
28 Nisan 2011 Perşembe
Hak ile Batılı karıştırmayalım 2
-
8 Nisan 2011 Cuma
DÜNYANIN EN BÜYÜK ADALET SARAYI
-
26 Mart 2011 Cumartesi
Hak İle Batılı Karıştırmayalım
-
17 Mart 2011 Perşembe
ORGANİK MAYAMIZ “İSLAM !..”
-
6 Mart 2011 Pazar
DİYALOG VE TOPRAK SATIŞININ PERDE ARKASI
-
28 Şubat 2011 Pazartesi
SUCUĞUNDA TADI KAÇTI!..
-
11 Şubat 2011 Cuma
Ne Hallerdeyiz ?
-
1 Şubat 2011 Salı
Ya AKP Olmasaydı !..