Mezar Taşlarındaki Kurşun İzleri Anadolu Üniversitesi’nde Anlatıldı
Çanakkale’nin Sessiz Tanıkları: Mezar Taşlarındaki Kurşun İzleri Anadolu Üniversitesi’nde Anlatıldı
Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde düzenlenen "Çanakkale Şehitlikleri ve Anıtları" konferansı, tarihin bilinmeyen bir yüzünü gün yüzüne çıkardı. Prof. Dr. Burhan Sayılır, Kumkale bölgesindeki 500 yıllık Türk mezarlığının savaş sırasında nasıl sığınağa dönüştüğünü ve mezar taşlarının siper olarak kullanıldığını çarpıcı detaylarla aktardı.
Çanakkale Savaşları’nın üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen, toprağın altındaki sırlar bilimsel çalışmalarla aydınlanmaya devam ediyor. Prof. Dr. Taciser Tüfekçi Sivas Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, savaşın sadece cephelerde değil, kutsal mekanlarda bıraktığı izler ele alındı.
"MEZARLIKLAR ASKERİN TEK SIĞINAĞIYDI"
Konferansın konuğu olan Prof. Dr. Burhan Sayılır, Kumkale ve Batak Ovası bölgesinde yürüttükleri saha çalışmalarından elde edilen çarpıcı bulguları paylaştı. Sayılır, 1500’lü yıllardan beri kullanılan Türk mezarlığının savaşın en çetin anlarında stratejik bir nokta haline geldiğini belirtti:
"Savaş sırasında askerlerimiz Batak Ovası’na ulaştığında sığınabilecekleri tek yer mezarlıktı. Gece vakti bu araziye geldiklerinde siperler açmaya başladılar. Bugün o mezar taşlarının büyük bölümünde hala kurşun izleri bulunuyor. Top mermileri nedeniyle birçok mezar ise zamanla toprağın derinliklerine gömüldü."
ŞEHİTLİK ANLAYIŞININ TARİHSEL DÖNÜŞÜMÜ
Prof. Dr. Sayılır, bugün ziyaret ettiğimiz şehitliklerin ve anıtların oluşum sürecindeki "sistem" farklarına da dikkat çekti. İngilizlerin 1924 yılında tamamladığı sistematik mezarlık mimarisinin, Türkiye’deki şehitlik düzenlemelerini özellikle 1990’lı yıllardan itibaren etkilediğini ifade etti.
MEZAR TAŞLARI BİRER TARİHSEL BELGE
Konferansın ana mesajı, şehitliklerin sadece birer anıt yapı olmadığı, aynı zamanda savaşın seyrini ve yaşanmışlıklarını kanıtlayan "tarihsel belgeler" olduğuydu. Yapılan saha çalışmalarıyla hem bu taşların korunması hem de üzerindeki izlerin okunarak tarihe not düşülmesi hedefleniyor.
Gönderen: haber
Kültür-Sanat

