Gençlerin Yeni Rol Modelleri Şiddeti Besliyor: Değerler Erozyona Uğradı
Psikiyatri Uzmanlarından Korkutan Tespit: Şiddeti Tetikleyen Temel Sebep Güvenlik Erozyonu
Okul saldırıları ve artan şiddet olaylarını değerlendiren Prof. Dr. Gül Eryılmaz, dijitalleşme ve zayıflayan aile bağlarının toplumda bir "Güvenlik Erozyonu" yarattığını açıkladı. "Teknostres" nedeniyle ailelerin koruyucu kalkanının zayıfladığını belirten Eryılmaz, günümüzdeki "Absürt Kahraman" modelinin gençleri şiddete ittiği uyarısında bulundu.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, son dönemde infial yaratan şiddet olaylarının psikolojik ve sosyolojik kodlarını deşifre etti. Eryılmaz’a göre, ergenlik dönemindeki kimlik gelişimi, dijital dünyadaki "yozlaşmış ikonlar" ve küresel belirsizliklerin kıskacında can çekişiyor.
Dijital Emzik Ve Teknostres Tehlikesi
Aile içi iletişimin yerini ekranların aldığını vurgulayan Prof. Dr. Eryılmaz, "Teknostres" kavramına dikkat çekti. Ekranların adeta birer "dijital emzik" haline geldiğini belirten Eryılmaz, şu sarsıcı veriyi paylaştı: "Sosyal medyada zorbalığa uğrayan gençlerin yüzde 50'den fazlası bu durumu ailesine anlatmıyor. 'Beni anlamazlar' veya 'Azar işitirim' korkusu, ailenin koruyucu kalkanını yok ediyor."
Eski Kahramanlar Gitti Yerine Absürt Figürler Geldi
Eskiden ahlaki değerlere dayanan "Güçlü Kahraman" anlayışının yerini popülarite odaklı figürlerin aldığını belirten Eryılmaz; küfrederek, absürt davranarak veya daha çok "beğeni" alarak dikkat çeken kişilerin gençler için rol model haline gelmesinin değerler erozyonunu hızlandırdığını ifade etti.
Gençlerin ikonları karmaşıklaştı ve değerler erozyona uğradı!
Günümüzde artış gösteren şiddet olaylarının nedenleri incelendiğinde psikolojik, nörolojik ve sosyolojik pek çok faktörün karşımıza çıktığını ifade eden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Ancak en kritik noktalardan biri, kimlik gelişiminin en kırılgan olduğu gençlik ve ergenlik dönemindeki değişimlerdir.” dedi.
Çocukların genellikle yakın çevrelerini örnek alırken, ergenler ve gençlerin daha çok dış dünyayı rol model seçtiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Eryılmaz, “Eskiden ‘çevre’ dediğimiz olgu, dokunabildiğimiz ve görebildiğimiz insanlardan ibaretti. Ancak dijital araçlar bu sınırları ortadan kaldırdı; artık dünyanın öbür ucundaki birine anında bağlanabiliyoruz. Bu durum, ergenlerin örnek aldığı ‘kahraman’ ikonlarının da değişmesine yol açtı. Günümüzde; daha çok ‘like’ (beğeni) alan, daha çok izlenen, daha absürt davranan veya küfrederek dikkat çeken kişiler rol model haline geldi. Eskiden ‘güçlü kahraman’ anlayışı ahlaki değerlere dayanırken, günümüzde bu anlayış yerini popülarite odaklı ve absürt bir yapıya bıraktı. Gençlerin ikonları karmaşıklaştı ve değerler erozyona uğradı.” şeklinde konuştu.
Ailelerin koruyucu kalkanı ve kapsayıcı etkisi zayıflıyor!
Eskiden ailenin, birey için en güvenli sığınak, şefkat ve birliğin merkezi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Ancak bugün aile yapısı da ciddi bir erozyonla karşı karşıya.” dedi.
‘Teknostres’ olarak adlandırılan durum nedeniyle ekranların, adeta birer ‘dijital emzik’ haline geldiğine vurgu yapan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Bu durum, aile içindeki sağlıklı bağı, iletişimi ve derinlemesine sohbetleri azalttı. Araştırmalar, sosyal medyada zorbalığa uğrayan gençlerin yüzde 50’den fazlasının bu durumu ailelerine anlatmadığını gösteriyor. Gençlerin ‘neden anlatmıyorsunuz?’ sorusuna verdikleri cevaplar ise düşündürücü; ‘beni anlamazlar’, ‘zaten bir şey yapamazlar’, ‘bir de üzerine azar işitirim’. Bu tablo, ailenin o koruyucu kalkanının ve kapsayıcı etkisinin zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır.” açıklamasını yaptı.
Aile bağlarının zayıflaması ve küresel belirsizlikler, şiddeti artıran ‘güvenlik erozyonu’na yol açar!
Dünya algımız ve psikolojik güven duygumuzun da büyük bir yara aldığını aktaran Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Eskiden savaşlar sadece meydanlardaydı; bugün ise ekonomik krizler, sosyal medya ve televizyon aracılığıyla her türlü çatışma evimizin içine kadar sızmış durumda.” dedi.
Dünyayı yöneten liderlerin güç gösterilerinin ve tehditkar dillerinin, bireylerde ‘güvende değiliz’ hissini pekiştirdiğine işaret eden Prof. Dr. Eryılmaz, “Sonuç olarak; ailedeki şefkat bağının zayıflaması, rol modellerin yozlaşması ve küresel belirsizliklerin yarattığı bu ‘güvenlik erozyonu’, şiddet olaylarının artmasına zemin hazırlayan en temel unsurlardır.” diyerek sözlerini tamamladı.
Gönderen: haber
Sağlık

