Canlı Yayın Çatlağı: "1.5 Yıldır Süren Soruşturmadan Haberi Yok mu?"
ATAÇ KENDİ SÖZLERİYLE ÇELİŞTİ: Tepebaşı Belediye Başkanı’nın Canlı Yayın Açıklamaları Tepki Çekti!
Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen ve 15 kişinin tutuklanmasıyla neticelenen büyük operasyonun ardından, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın ulusal bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalar gündeme bomba gibi düştü. Canlı yayında adli ve idari kurumları hedef alan ifadeler kullanan Ataç, "arkadaşlarımızın neden tutuklandığını anlayamadım" derken, soruşturmanın geçmişine yönelik kendi itiraflarıyla derin bir çelişkiye düştü. Resmi kurumları ve emniyet teşkilatını zan altında bırakan o açıklamalar kamuoyunda büyük tepki topladı.
Tepebaşı’ndaki Yolsuzluk Operasyonunda Canlı Yayın Çatlağı: "1.5 Yıldır Süren Soruşturmadan Haberi Yok mu?"
"Bizim Cumhuriyet Savcılığı ve Emniyeti Yaptı Bu İşi"
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Now TV’de yayınlanan "Çalar Saat" programına canlı yayın konuğu olarak katıldı. Geçtiğimiz günlerde belediye iştirakleri ve personeline yönelik yapılan operasyonu değerlendiren Ataç, adli makamları ve emniyet güçlerini taraflı davranmakla suçlayan imalı ifadeler kullandı.
Ataç canlı yayında, "Bizim Cumhuriyet Savcılığı ve Emniyeti yaptı bu işi. Yani gerçekten onlar da üzülerek böyle bir operasyona dahil oldular" şeklinde konuşarak devletin kolluk kuvvetlerini ve yargı mensuplarını zan altında bıraktı. Hazırlanan hukuki iddianameyi ise "iftiraname" olarak tanımlayan Ataç’ın bu çıkışı, hukukun üstünlüğü ve devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle şaşkınlık ve tepkiyle karşılandı.
"Arkadaşlarım Neden Tutuklandı?" Derken Kendi Kendini Ele Verdi!
Canlı yayın sırasında Ahmet Ataç’ın savunduğu tezler, yine kendi kurduğu cümlelerle yerle bir oldu. Operasyon sonrasında tutuklanan 15 kişi için "Arkadaşlarımızın neden tutuklandığını anlayamadım" diyen Ataç, aynı programın ilerleyen dakikalarında ise operasyonun ani bir baskın olmadığını itiraf ederek, "Bu soruşturma 1-1,5 yıldır devam ediyordu" ifadelerini kullandı.
Ataç’ın bir yandan soruşturmanın 1,5 yıllık derin bir geçmişi olduğunu kabul edip, diğer yandan tutuklama gerekçelerini bilmediğini iddia etmesi, kamuoyunda "Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü süreçten ve delillerden haberdar olamayacağı düşünülemez, kendi sözleriyle çelişiyor" yorumlarına neden oldu.
"Devletin Birçok Kurumunun Raporuyla Gerçekleşti"
Ahmet Ataç'ın canlı yayında adeta gözden kaçırmak istediği ve "nedenini anlayamadım" diyerek basitleştirmeye çalıştığı tutuklama kararlarının arkasında, devletin en üst düzey mali ve idari denetim mekanizmalarının raporları yer alıyor.
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve körü körüne bir iddiadan ibaret olmadığı vurgulanan soruşturma dosyasında, şüphelilerin suçlandığı deliller şu resmi kurum raporlarına dayanıyor:
-
MASAK Raporu: Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'nca düzenlenen detaylı Mali Analiz Raporu,
-
Veri Teknik ve Vergi Suçu Raporları: Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Ankara Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığı raporları,
-
Mülkiye Müfettişliği ve Sayıştay Raporu: İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tevdi raporu ile Sayıştay bilirkişi incelemeleri,
-
Kripto Varlık ve Banka Hesapları: Şüphelilere ait farklı bankalara ilişkin hesap hareketleri ve kripto varlık cüzdanı kayıtları,
-
Polis Kriminal ve HTS Kayıtları: Suç örgüsü bağlarını kanıtlayan HTS baz analiz raporları, polis kriminal incelemeleri ve ihbar tutanakları.
Belediye evrakları ve resmi muhasebe kayıtlarının da dahil olduğu bu devasa suç dosyası karşısında, Ahmet Ataç’ın canlı yayındaki siyasi savunması ve kurumlara yönelik ithamları koridorlarda ve sokakta karşılık bulmadı. Kamuoyu, 1,5 yıldır titizlikle örülen bu hukuki sürecin mahkeme aşamasını yakından takip ediyor.
Gönderen: haber
Magazin

