Sağlıklı Toplumun Temeli Sağlıklı Aile: Nitelikli İletişim İçin 3 Kritik Öneri
Aile Bağlarının Güçlü Olması Nitelikli İletişime Bağlı: Uzmanlardan Önemli Uyarılar
Uzmanlar, bireyin kişilik gelişiminde ve hayatı anlamlandırmasında en önemli rolü oynayan ailenin, yaşamdaki zorluklara karşı en büyük kalkan olduğunu belirtiyor. 15 Mayıs Aile Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, modern dünyada zayıflayan aile içi etkileşimi güçlendirmenin yollarını ve nitelikli iletişimin şifrelerini paylaştı.
Dijitalleşme Aile Bağlarını Tehdit Ediyor! Uzmanlardan "Dijital Detoks" Tavsiyesi
Aile, Hayatı Anlamlandırmayı Öğrendiğimiz İlk Yer
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikoloji Hizmetleri Genel Koordinatörü ve Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, ailenin bireyin yaşamındaki stratejik önemine dikkat çekti. Ailenin sadece ortak bir alanı paylaşan insanlar topluluğu olmadığını vurgulayan Demirsoy, bireyin içine doğduğu bu ilk yapının; kişilik gelişiminden özgüven inşasına, sorun çözme becerilerinden sosyal iletişim tarzına kadar her alanı şekillendirdiğini ifade etti. Toplumu sağlıklı kılan temel unsurun sağlıklı yetişen bireyler olduğunu söyleyen uzmanlar, bunun da ancak huzurlu bir aile ikliminde mümkün olabileceğini belirtiyor.
Birey ve Aile Arasındaki Çift Taraflı Etkileşim
Hayatın akışı içerisinde her ailede inişler, çıkışlar ve zor zamanlar yaşanabileceğine değinen Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, bağları güçlü olan ailelerin kriz anlarına karşı çok daha dayanıklı olduğunu aktardı. Klinik ortama genellikle sorunlar büyüdükten sonra başvurulduğunu ifade eden Demirsoy, asıl önemli olanın sorunlar ortaya çıkmadan önce koruyucu önlemler almak olduğunu söyledi. Bireyde yaşanan bir sıkıntının tüm aile dinamiklerini etkilediğini, aynı şekilde aile içi çatışmaların da bireyi doğrudan sarstığını belirterek bu etkileşimin çift taraflı işlediğini vurguladı.
"Ben" Odaklı Yaşam Tarzı İlişkileri Yaralıyor
Günümüz modern dünyasında bireyselliğin en yüksek değer olarak sunulmasının aile içi bağları zayıflattığına işaret edildi. Sağlıklı ve uzun ömürlü ilişkilerin fedakarlık, hoşgörü ve gerektiğinde önceliği karşısındakine verebilme becerisi gerektirdiğini söyleyen Demirsoy, şu ifadeleri kullandı:
"Günümüzde 'her şeyden önce ben önemliyim, öncelik benim' anlayışı ne yazık ki ilişkileri yaralayan bir şeye dönüşüyor. Oysa aileyi dayanıklı kılan ve bağları güçlendiren yegane unsurlar iş birliği, empati ve dayanışmadır."
Dijitalleşmenin Getirdiği Tehlike: Aynı Evde Yabancılaşma
Teknolojinin gelişmesi ve dijitalleşmenin aile içi etkileşimi ciddi oranda sekteye uğrattığı günümüzün en büyük gerçeği olarak öne çıkıyor. Çocukların odalarında bilgisayar başında, anne-babaların ise ellerinde telefonla vakit geçirdiği aile modellerinin giderek yaygınlaştığını ifade eden Demirsoy, ebeveynlerin çocuklara doğru rol model olması gerektiğini belirtti. Çocukların söylenenden ziyade davranışı kopyaladığını hatırlatan uzman, ebeveynlerin sosyal medyada saatler geçirirken çocuktan sorumluluklarını yerine getirmesini beklemesinin gerçekçi olmadığını söyleyerek ailelere belirli dönemlerde "dijital detoks" yapmalarını önerdi.
Aile Bağlarını Güçlendirmek İçin 3 Altın Öneri
Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, modern yaşamın getirdiği tüm bu olumsuz etkilere karşı aile içi bağları korumak ve güçlendirmek adına şu 3 kritik öneriyi paylaştı:
-
Nitelikli Zaman ve Dinleme Alanı Oluşturun: Birlikte geçirilen zamanın süresinden ziyade kalitesi önemlidir. İletişimin en önemli unsuru konuşmaktan önce dinlemektir. Karşısındakinin kendisini gerçekten işittiğini ve anladığını hisseden birey, aileye olan aidiyetini güçlendirir.
-
Ortak Ritüelleri ve Sosyal Destek Sistemlerini Koruyun: Birlikte yenen aile yemekleri, özel günlerin, bayramların ve ritüellerin can tutulması bağları pekiştirir. İnsan sosyal bir canlıdır; yakın akrabalık ve komşuluk gibi geniş sosyal destek mekanizmaları zor zamanlarda ailelerin dayanıklılığını artırır.
-
Sorun Değil Çözüm Odaklı Olun: Her ailede fikir ayrılıkları ve çatışmalar kaçınılmazdır. Önemli olan sorunlara saplanıp kalmak değil, çözüm yollarına odaklanmaktır. Hayatın getirdiği zorlukları, ilişkileri daha da olgunlaştırmak ve geliştirmek için birer fırsat olarak görmek aile yapısını sarsılmaz kılacaktır.
Gönderen: haber
Yaşam

